Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Siyaset Bilimci Prof. Doğu Ergil, demokrasilerin darbelerden çok devlet ile iktidar arasındaki sınırın silinmesiyle aşındığını belirterek, hukukun üstünlüğü ve kurumsal tarafsızlığın önemine dikkat çekti.
Tarihin gösterdiği gibi, demokrasiler çoğu zaman bir darbeyle değil; devlet ile iktidar arasındaki sınırın yavaş yavaş silinmesiyle aşınır. Ve o sınır kaybolduğunda, toplumlar yalnızca kötü yönetimle değil, kamusal düzenin bozulmasıyla karşı karşıya kalırlar.
Asıl tehlike, toplumun bu dönüşümü zamanla normal kabul etmeye başlamasıdır. Çünkü demokratik gerileme çoğu zaman özgürlüklerin bir gecede ortadan kalkmasıyla değil, yurttaşların adaletsizliği kanıksaması, hukuksuzluğu olağan görmesi ve devletin belirli çıkar çevrelerine hizmet etmesini kaçınılmaz saymasıyla ilerler.
O noktadan sonra sorun yalnızca iktidarın kimde olduğu değil, kamusal ahlâkın ve yurttaşlık bilincinin aşınmasıdır. Bir devletin gerçek gücü, liderlerinin kudretinden değil; kurumlarının tarafsızlığından, yurttaşlarının eşitliğine duyduğu saygıdan ve hukukun herkese aynı mesafede uygulanmasından gelir.
Bu nedenle demokrasi mücadelesi yalnızca seçim kazanma mücadelesi değil, devleti yeniden kamusal bir emanet olarak kurma mücadelesidir. Macaristan’dan Türkiye’ye uzanan tartışmanın özü de budur: Devleti ele geçirmek değil, devleti yeniden toplumun ortak evi hâline getirmek.
Çünkü bir ülkede devlet yurttaşların ortak mülkü olmaktan çıkıp bir grubun ayrıcalığına dönüştüğünde, kaybeden yalnızca muhalefet değil, bütün toplum olur.