Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Lenfomada erken tanı ve doğru tedavi seçenekleriyle yaşam şansını artırın; belirtileri ve tedaviyi profesyonelce ele alan rehber.
Erzurum Şehir Hastanesi Hematoloji Kliniği’nden Dr. Muhammet Ateş, Dünya Lenfoma Farkındalık Haftası kapsamında lenfomanın belirtileri, tanı yöntemleri ve tedavi seçeneklerini açıkladı. Dr. Ateş, lenfomanın lenf dokusunun habis tümörü olduğunu ve hastalığın Hodgkin ile Hodgkin dışı lenfoma olarak iki ana gruba ayrıldığını belirtti.
Lenfomanın sıkça boyunda ağrısız şişlik ile başladığını söyleyen Ateş, koltuk altı, kasık, göğüs kafesi ve karın içindeki lenf düğümlerindeki büyümelerin nefes darlığı, yüzde ve boyunda şişme, karında şişlik, ele gelen kitle veya karın ağrısı gibi şikayetlere yol açabileceğini ifade etti.
Ateş ayrıca bazı hastalarda ateş, gece terlemeleri ve son 6 ayda vücut ağırlığının yüzde 10’undan fazla kilo kaybı gibi sistemik belirtilerin görülebileceğini aktardı.
Tanıda biyopsinin zorunlu olduğunu vurgulayan Ateş, kesin tanının histopatolojik inceleme ile konduğunu ve lenf düğümü büyümesi olan hastalarda cerrahi çıkarım ve histopatolojik tetkik gerektiğini söyledi.
Tedaviye ilişkin bilgiler veren Ateş, lenfomada tedavi seçiminin hastalığın türü ve evresine göre planlandığını; radyoterapi ve kemoterapinin temel tedavi yöntemleri olduğunu belirtti. Erken evrede uygun tedavi ile yüksek oranda şifa sağlanabileceğini; ileri evrelerde ise şifa oranının daha düşük olduğunu kaydetti.
Hodgkin dışı lenfomalarda tedavi planının lenfomanın derecesi ve yaygınlığı gibi faktörlere göre değiştiğini anlatan Ateş, bazı sessiz formlarda bekle-gör politikasının uygulandığını ve semptomu olmayan hastaların düzenli fizik muayene, laboratuvar testleri ve görüntüleme ile izlendiğini ifade etti.
Son yıllarda geliştirilen immünoterapi ajanları ve CAR-T hücre tedavileri gibi spesifik yaklaşımların Hodgkin dışı lenfomada umut verici sonuçlar verdiğini belirten Ateş, bu tedavilerin olumlu çıktılara katkı sağladığını söyledi.
Dr. Muhammet Ateş’in açıklamaları, lenfomanın erken tanı ve doğru evreleme ile tedavi başarısının arttığını vurgulamaktadır. Biyopsi ve histopatolojik doğrulamanın tanıda merkezi rol oynadığı, tedavi seçiminde hastalığın türü ve evresinin belirleyici olduğu ve yeni immünoterapi ile CAR-T uygulamalarının tedavi yelpazesini genişlettiği haberde yer alan somut ifadelerle aktarılmıştır.
Kaynak: İHA