Prostat taraması aile öyküsüne göre erken başlatılmalı, 50 yaş sonrası rutin kontrol şart

Aile öyküsüne göre prostat taraması erken başlamalı; 50 yaş sonrası düzenli kontrollerle riskler azaltılabilir ve erken tedavi şansı artırılır.

Prostat taraması aile öyküsüne göre erken başlatılmalı, 50 yaş sonrası rutin kontrol şart
Yayınlama: 11.09.2026
A+
A-

Medicana Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Bakırtaş, prostat kanserinde taramanın kişiye göre değiştiğini ve aile öyküsü bulunan erkeklerin daha erken değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bakırtaş, 50 yaşından sonra tüm erkeklerin düzenli üroloji kontrolünü ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Bakırtaş, ailesinde prostat kanseri bulunanlarda taramanın genel popülasyona göre daha erken başladığını belirterek tek birinci derece yakınında hastalık varsa 45 yaşında, iki yakınında varsa 40 yaşında üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini; aile öyküsü olmayanlarda ise taramanın 50 yaşından itibaren önerildiğini açıkladı.

Prostat kanserinin ileri yaşlarda sık görüldüğünü ancak tüm tümörlerin aynı klinik öneme sahip olmadığını ifade eden Bakırtaş, 90 yaşındaki erkeklerin yarısından fazlasında histolojik olarak prostat kanserine rastlanabildiğini, birçok tümörün yaşam süresini veya kalitesini etkilemeden sessiz kalabildiğini söyledi. Bu nedenle yaklaşımın klinik önemi olan kanserleri ayırt etmek üzerine kurulu olduğunu söyledi.

Bakırtaş ayrıca iyi huylu prostat büyümesinin özellikle 40’lı yaşlardan itibaren yaygın olduğunu, idrar akımında zayıflama, sık idrara çıkma, gece idrara kalkma veya idrar başlatmada güçlük gibi şikâyetlerin yaşlanmanın kaçınılmaz sonucu sayılmaması gerektiğini; altta yatan nedenin belirlenmesi için ürolojik değerlendirme gerektiğini ve çoğu kez ilaç tedavileriyle durumun düzeltilebildiğini ifade etti.

Multiparametrik prostat MR’ının şüpheli alanların belirlenmesi ve biyopsinin daha doğru hedeflenmesi açısından önemli olduğunu söyleyen Bakırtaş, görüntülemenin PI-RADS skoru ile değerlendirildiğini ve skor yükseldikçe klinik olarak anlamlı kanser olasılığının arttığını belirtti. Türkiye’de radyolojik görüntüleme ve tanı olanaklarının Avrupa ülkeleriyle eşdeğer düzeyde olduğunu, vaka yoğunluğunun da benzer düzeyde olduğunu söyledi.

Hastalığın ortaya çıkışında genetik özelliklerin yanı sıra beslenme, yaşam biçimi ve çevresel faktörlerin de etkili olduğunu belirten Bakırtaş, Uzak Doğu toplumlarında görülen daha düşük oranların farklı ülkelere göç eden aynı topluluklarda değişebildiğini ve bunun genetik yatkınlık ile çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığını düşündürdüğünü aktardı.

Liberal TR Haber Analizi: Bu Gelişme Ne Anlama Geliyor?

Prof. Dr. Hasan Bakırtaş’ın açıklamaları, prostat taramalarının yaş ve aile öyküsüne göre kişiselleştirilmesi gerektiğini ve erken tanı ile klinik olarak anlamlı kanserlerin tespitinin hedeflendiğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda iyi huylu prostat büyümesinin yaygınlığı ve tedavi seçeneklerinin genellikle cerrahi gerektirmeden yönetilebildiği metinde vurgulanıyor. Görüntüleme ve tanı araçlarının gelişmişliği ile çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinin hastalık sıklığını etkilediği belirtiliyor.

Hızlı Bakış: Bilmeniz Gerekenler

  • Aile öyküsü olanlarda tarama tek birinci derece yakınında 45, iki yakınında 40 yaşında başlamalı.
  • Ailesel öyküsü olmayan erkeklerde tarama ve ilk değerlendirme 50 yaşından itibaren öneriliyor.
  • Multiparametrik prostat MR’ı PI-RADS skoru ile şüpheli alanların belirlenmesinde önemli rol oynuyor ve birçok iyi huylu prostat sorunu ilaçla tedavi edilebiliyor.

Kaynak: İHA

Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri, objektif ve ilkeli bir bakış açısıyla okuyucuya ulaştıran dijital haber platformu. Liberal TR Haber Merkezi.
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.