Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Uzman, kordon kanı saklamanın doğum anındaki tek fırsat olduğunu vurguluyor; aileler için bilgilendirici ve profesyonel rehberlik sunuyor.
Acıbadem Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zeynep Cansu Aladağ, kordon kanı bankacılığının son zamanlarda sıkça gündeme geldiğini belirterek kordon kanının doğumun hemen ardından toplanması ve dondurularak saklanmasının önemine dikkat çekti. Dr. Zeynep Cansu Aladağ, kordon kanının yalnızca doğum anında alınabildiğini ve bu nedenle ailelerin doğum öncesinde konu hakkında bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Haberde yer alan bilgilere göre kordon kanı, doğum sonrasında göbek kordonu ve plasentada kalan kök hücre açısından zengin kanın özel yöntemlerle toplanması, gerekli kontrollerden geçirilmesi ve uygun bulunması halinde dondurularak kordon kanı bankasında saklanmasıyla elde ediliyor. Toplama sürecinde anne ve bebeğe herhangi bir zarar gelmediği; bebekten doğum esnasında kan alınmadığı, kanın bebek ayrıldıktan sonra kalan kısım ve göbek kordonundan toplandığı belirtildi.
Dr. Zeynep Cansu Aladağ, kordon kanındaki kök hücrelerin seksenden fazla kan hastalığı türü için tedavi olma potansiyeli taşıdığını söyledi. Ayrıca zaman içerisinde geliştirilecek yöntemlerle kordon kanının nörolojik hastalıklar, bağ dokusu ve bağışıklık sistemi hastalıklarında da katkı sağlayabileceğini vurguladı.
Uzman, kordon bağının zengin bir doku olması nedeniyle saklanmasının hem kendi çocuğun ileride oluşabilecek hastalıklarına, hem de başka çocuklara tedavi sağlanabilecek önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Erken doğumun olmaması, annenin enfeksiyon taşımaması ve plasentada enfeksiyon bulunmaması durumlarında kordon bağının alınabildiği; sonrasında bankada yeterli kök hücre olup olmadığının değerlendirildiği ve yeterli olması halinde ailenin istediği süre boyunca saklanabildiği haberde yer aldı.
Kordon kanı saklama uygulamasının doğum anında tek şans olması, aile bilgilendirmesinin önemini öne çıkarıyor. Kordon kanının seksenden fazla kan hastalığı türünde tedavi potansiyeli ve ileride nörolojik ile bağışıklık sistemi hastalıklarına katkı sağlayabilecek olması, saklamanın uzun vadeli tıbbi değerini artırıyor. Toplama sürecinin anne ve bebeğe zarar vermemesi uygulamanın uygulanabilirliğini güçlendiriyor; ancak işlemin uygunluk koşullarına bağlı olması uygulamanın herkese açık tekdüze bir seçenek olmadığına işaret ediyor.
Kaynak: İHA