Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde iki yıllık şikayet multipl miyelom olarak tespit edildi

Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde iki yıllık şikayet sonunda multipl miyelom tanısı kondu; tanı süreci ve hastane verileri aktarıldı.

Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde iki yıllık şikayet multipl miyelom olarak tespit edildi
Yayınlama: 28.06.2026
A+
A-

Kastamonu’da yaklaşık iki yıldır kemik ağrıları ve kansızlık şikayeti yaşayan 55 yaşındaki Bilal Dere’nin teşhisi, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tetkiklerle multipl miyelom (kemik iliği kanseri) olarak konuldu; tanı, Hematoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Sezgin tarafından yapıldı ve hasta tedaviye başlandı.

Dere, geceleri uyuyamamasına yol açan şikayetleri nedeniyle çeşitli merkezlere başvurdu ancak iki yıl boyunca kesin tanı konulamadı. Hastanın Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ndeki yönlendirme sonrası Hematoloji bölümünde muayene edildi ve yapılan tetkikler sonucunda multipl miyelom ön tanısı gündeme geldi.

Uzm. Dr. Aslıhan Sezgin, multipl miyelomun özellikle 50’li ve 60’lı yaşlarda daha sık görülen bir kemik iliği kanseri olduğunu belirtti. Sezgin, hastalığın genellikle kansızlık, böbrek yetmezliği ve kemik ağrılarıyla kendini gösterdiğini, sıklıkla bel, göğüs ve sırt ağrıları ile travmasız kırıklarla başvurulduğunu ifade etti.

Sezgin, Dere’de yaklaşık 1,5 yıldır süren kansızlık öyküsü bulunduğunu ve daha önce yapılan tetkilerde demir, B12 ve folikasit eksikliğinin tespit edilmediğini söyledi. Bu nedenle hastaya multipl miyelomla ilişkili serum protein elektroforezi ve immünfiksasyon gibi ileri tahliller yapıldığını aktardı.

Hastanın başvurduğu gün kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi uygulandığını belirten Sezgin, ertesi gün aspirasyonda yüzde 70-80 oranında plazma hücresinin görüldüğünü ve bunun üzerine tedaviye başlandığını anlattı. Tedavi sürecinde kemoterapinin birinci gününden sonra kan transfüzyonuna ihtiyaç kalmadığı bildirildi.

Dere, iki yıldır devam eden ağrı, halsizlik ve kansızlık şikayetleriyle birçok merkeze başvurduğunu, verilen kan ilaçları ve ağrı kesicilere rağmen tanının geciktiğini söyledi. Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki doktorların dikkati sayesinde hastalığının teşhis edildiğini ve kemoterapiye başladığını belirtti.

Hastaya yönelik tanı ve tedavi sürecinde yapılan tetkiklerde, 1,5 yıl içinde enfeksiyon veya böbrek yetmezliği tespit edilmediği; ancak kansızlığın derinleştiği ve kan kaybı bulgusuna rastlanmadığı vurgulandı. Sezgin, erken tanı konulmasının kemik kırılmaları ve kalıcı böbrek yetmezliği gibi ciddi sonuçların önlenmesinde önem taşıdığını söyledi.

Dere, tedavisinin devam ettiğini ve takibinin doktoru tarafından sürdürüldüğünü ifade etti. Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki sağlık çalışanlarına teşekkür ettiğini ve memnuniyetini yetkili mercilere bildirdiğini dile getirdi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)

Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri, objektif ve ilkeli bir bakış açısıyla okuyucuya ulaştıran dijital haber platformu. Liberal TR Haber Merkezi.
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.