Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İTO Başkanı Avdagiç’in 27 Ekim seçimleri ve ekonomiyle ilgili Meclis değerlendirmesinin özet, profesyonel ve güncel yorumu.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 21'inci dönem son Meclis toplantısında, 27 Ekim 2026 Salı günü İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek Oda seçimlerine ilişkin adaylık açıklamasında bulundu ve dönem boyunca yapılan çalışmalar ile Türkiye ve küresel ekonomi değerlendirmelerini paylaştı.
Avdagiç konuşmasına Gazze anmasıyla başladı. 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan ve üç yıldır devam eden saldırılara değinerek, Batılı devletlerin sessizliğiyle gerçekleşen olaylara dikkat çekti ve adaletin sağlanması beklentisini iletti.
İTO Meclisi'nin son toplantısını vakur ve kardeşlik ruhuyla yaptıklarını belirten Avdagiç, İTO Başkanlığına yeniden aday olduğunu ve 27 Ekim 2026 seçimlerinden sonra yürüttükleri icraatları sürdürme niyetinde olduklarını ifade etti.
Avdagiç, dönemde üye firmaların güçlendirilmesine ve rekabetçiliğin artırılmasına odaklandıklarını belirtti. Dijitalleşme ve yapay zeka adımlarının üretim ve verimliliği artırma amacıyla atıldığını, e-ticaret ve e-ihracat eğitimlerinin gerçekleştirildiğini söyledi. Teknopark İstanbul, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) ve SoftITO Akademi ile bir teknoloji ve girişimcilik ekosistemi oluşturulduğunu vurguladı.
Avdagiç, 8 yıl içinde dünyanın en iyi üçüncü start-up merkezlerinden birinin kurulduğunu kaydetti. Tarihi yapıların restorasyonuyla Taş Han, Taş Han Ek Blok, Liman Hanı, İTO Ek Hizmet Binası ve Ahi Çelebi Kampüsü gibi mekânların üyelerin hizmetine sunulduğunu, Genel Merkez binasının bitirme aşamasına gelindiğini ve Hidayet Camii'nin restorasyonunun tamamlandığını aktardı. Anadolu Yakası ve diğer temsilciliklerde mimari ve teknolojik altyapı çalışmaları yapıldığını, Maltepe'de Anadolu Yakası Bölge Temsilciliği için bir binanın satın alınarak açılışının gerçekleştirildiğini söyledi.
İstanbul Fuar Merkezi'nde 25 yıl aradan sonra 40 bin metrekarelik fuar alanı inşaatı başlatıldığını ve üst katta 11 bin 500 kişiye kadar uluslararası kongrelerin düzenlenebileceği bir mekan inşa edildiğini belirtti. Ayrıca her yıl ortalama 40 uluslararası fuarın Türkiye milli katılımını gerçekleştirdiklerini, TUGEV ve ICVB ile İstanbul'un turizm değerinin artırılmasına yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti.
Avdagiç, iç talepteki yavaşlamaya dikkat çekerek seçici kredi mekanizmaları, ihracat finansmanı, yatırım teşvikleri ve enerji maliyetlerini azaltacak politikaların para politikasının tamamlayıcısı yapılması gerektiğini söyledi. 2026'nın son çeyreğinde Türkiye ekonomisinin temel sınavının yalnızca enflasyonu düşürmek olmayacağını, aynı zamanda üretim, istihdam ve ihracat kapasitesinin korunmasının da önem taşıdığını vurguladı.
Küresel ekonomik koşulların daha yüksek maliyetli ve jeopolitik önemin arttığı bir döneme işaret ettiğini belirten Avdagiç, Türkiye'nin hareket alanının şokları ortadan kaldırmaktan ziyade şokların ekonomiye geçişini sınırlamak olduğunu ifade etti. Bu nedenle dezenflasyonun maliyetini üretime uzun süre fatura etmeyecek bir politika seti beklentisi içinde olduklarını değerlendirdi.
Fon piyasasında yaşanan gelişmeler sonrası alınan proaktif önlemlerin etkili sonuçlar doğurduğunu ve finansal sistemde sistemik risk oluşmadığını söyleyen Avdagiç, tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin sürecin Cumhurbaşkanlığı makamının oluşturduğu kurul tarafından koordine edilmesini önemsediklerini belirtti. Benzer bir durumun tekrar yaşanmaması için alınacak tedbirlerin beklenti olduğunu ifade etti.
Avdagiç, piyasayı bozan ve mağduriyet oluşturan kişilerin adalet önünde hesap vereceğine inandığını belirtti ve fon soruşturması kapsamında Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'a yönelik yürütülen kara propagandayı şiddetle kınadığını söyledi.
İTO yönetiminin dönem boyunca gerçekleştirdiği altyapı, dijitalleşme ve girişimcilik odaklı yatırımlar, üyelerin rekabet gücünü artırmayı hedefleyen uzun vadeli bir stratejinin uygulandığını gösteriyor. Başkanın yeniden adaylığı ve seçim vurgusu, yürütülen projelerin devamlılığının sağlanmasına yönelik politik bir niyeti yansıtıyor. Ekonomi değerlendirmelerinde üretim, istihdam ve ihracat güvencesine vurgu yapılması, önümüzdeki dönemde uygulanacak ekonomi politikalarında dengeli bir yaklaşım beklendiğine işaret ediyor. Fon soruşturmalarına ilişkin açıklamalar ise şeffaflık ve adalet taleplerinin kurumun gündeminde öncelikli bir yer tuttuğunu gösteriyor.
Kaynak: İHA