Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Yeni araştırma: Düşük testosteronun genel kanser riskini artırabileceği, prostat kanseriyle doğrudan ilişki bulunmadığı profesyonel özet.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, yeni bir araştırmanın çok düşük testosteron seviyesinin ilerleyen yıllarda genel kanser riskini ve kanser kaynaklı ölümleri artırabileceğini gösterdiğini açıkladı; çalışmada prostat kanseri ile doğrudan bir ilişki tespit edilmedi. Araştırmada yaklaşık 24 bin 500 erkeğin verileri, 11 ayrı çalışmadan derlenerek en az 5 yıllık takiplerle değerlendirildi.
Salabaş, düşük testosteronun yalnızca cinsel yaşamı etkilemediğini vurguladı. Sürekli yorgunluk, kas gücünde azalma, karın çevresinde yağlanma, uyku sorunları, konsantrasyon güçlüğü ve duygu durum değişikliklerinin de düşük hormonla birlikte görülebileceğini söyledi.
Çalışmada başlangıçtaki hormon düzeyleri esas alınarak katılımcıların ileride kanser tanısı alma ve kanserden ölme durumları izlendi; analizlerde yaş, yaşam biçimi ve kronik hastalıklar gibi etkenler dikkate alındı. Sonuçlar çok düşük testosteron düzeylerinin genel kanser riskini ve kanser kaynaklı ölümleri ilişkilendirirken prostat kanseri için aynı bağlantının kurulamadığını gösterdi.
Salabaş, düşük testosteronun doğrudan kansere neden olduğunu kanıtlayacak verinin olmadığını belirtti. Hormon düşüklüğünün obezite, diyabet, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve uyku bozuklukları gibi durumlarla birlikte görülebileceğini, bu nedenle düşüklüğün vücudun bir uyarısı olarak değerlendirilmesinin daha doğru olduğunu söyledi.
Testosteron eksikliği tanısının tek bir kan testine dayandırılmaması gerektiği de uzman tarafından hatırlatıldı. Hormon düzeylerinin gün içinde değişebildiği için ölçümün sabah yapılması, düşük sonuç alındığında farklı bir günde tekrarlanması ve hastanın yaşı, kilosu, ilaç kullanımı ve kronik hastalıklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Bu bulgu, erkek sağlığı izlemlerinde testosteron ölçümlerinin yalnızca cinsel işlev takibi olarak görülmemesi gerektiğini işaret ediyor. Düşük testosteron, bireysel sağlık yönetiminde metabolik risklerin ve kronik hastalıkların erken bir göstergesi olabilir; sağlık sistemleri açısından erken tanı ve kapsamlı değerlendirme, ileri dönemde kanser ve ölüm riskini azaltmaya yönelik koruyucu adımların planlanmasına katkı sağlar.
Toplumsal düzeyde bakıldığında, erişkin erkeklerin sağlık taramalarında hormon değerlendirmesine dikkat edilmesi, obezite ve diyabetle mücadele programlarıyla entegre edildiğinde hem bireysel yaşam kalitesi hem de sağlık maliyetleri üzerinde olumlu etkiler yaratabilir.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)