Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Antalya’da botoks sonrası hastaneye kaldırılma vakaları sağlık turizminin güvenilirliğini ve düzenlemelerini sorgulatıyor.
Antalya'da gerçekleştirilen botoks uygulamalarının ardından 20'ye yakın kişinin hastaneye kaldırılması olayı, hasta güvenliği ve sağlık turizminin itibarına ilişkin endişeleri öne çıkardı. Akdeniz Sağlıklı Yaş Alma Derneği (ASYADER) Başkanı Dr. Neslihan Üstün Yüksel, yaşanan durumun hafife alınamayacağını ve yetkisiz uygulamaların hem insan sağlığını hem de sektörün itibarını tehdit ettiğini belirtti.
Dr. Neslihan Üstün Yüksel, Türkiye'nin nitelikli hekimleri, modern sağlık kuruluşları ve gelişmiş sağlık altyapısıyla uluslararası sağlık turizminde önemli bir konuma ulaştığını vurguladı. ASYADER olarak yürütülen çalışmaların insan sağlığını koruma ilkesi üzerine kurulu olduğunu belirten Yüksel, yetkisiz ve denetimsiz uygulamaların bu ilkelerle bağdaşmadığını dile getirdi.
USHAŞ verilerine göre 2025 yılında Türkiye'ye sağlık hizmeti almak amacıyla gelen kişi sayısı 1 milyon 398 bin 580 oldu ve sağlık turizminden elde edilen gelir 3 milyar 22 milyon dolara ulaştı. 2026 yılının ilk çeyreğinde ise 302 bin 487 uluslararası hastaya sağlık hizmeti sunulurken 761,5 milyon dolar gelir elde edildi. Sektör kaynakları Türkiye'nin yaklaşık 180 ülkeden sağlık turisti ağırladığını ve estetik ile plastik cerrahi başta olmak üzere çeşitli alanların tercih edildiğini belirtiyor.
Mordor Intelligence'ın 2025 yılı pazar analizine göre kozmetik ve plastik cerrahinin Türkiye medikal turizm pazarındaki payı yüzde 38,54 olarak tahmin ediliyor. Bu ekonomik dağılım tahmini, estetik ve plastik cerrahinin sektör içindeki önemine işaret ediyor.
Dr. Neslihan Üstün Yüksel olayların sektör geneline mal edilmemesi gerektiğini, ancak yetkisiz uygulamaların bu başarıyı gölgelemesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Antalya'da 16 kişinin hastaneye kaldırılmasıyla sonuçlanan olayın ciddiyetine dikkat çeken Yüksel, insan sağlığını riske atan uygulamalara müsamaha gösterilemeyeceğini vurguladı.
Dr. Yüksel, botulinum toksininin tıpta uzun yıllardır kullanılan bir ilaç olduğunu belirterek doğru endikasyon, uygun doz ve yetkin hekim tarafından gerçekleştirilen uygulamaların güvenli olduğunu ifade etti. Sorunun ilacın kendisinde değil; kimin, hangi ürünle, hangi dozda ve hangi şartlarda uyguladığında olduğunu söyledi.
Yüksel ayrıca tıbbi müdahalelerin yalnızca gerekli eğitim ve yetkinliğe sahip kişiler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti ve Antalya'daki olayla ilgili iddiaların titizlikle incelenmesini istedi. Hekim adı altında yetkisiz işlem yapılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Botoks yaptırmayı düşünen vatandaşlara uygulayıcının yetkinliğini, sağlık kuruluşunun ruhsatını ve kullanılan ürünün ruhsatı, menşei ve parti numarasını sorgulamaları tavsiyesinde bulundu. Uygulanacak doz, işlem planı ve oluşabilecek yan etkiler hakkında hastanın önceden bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti.
ASYADER Başkanı Dr. Neslihan Üstün Yüksel, olayların tekrarlanmaması için denetimlerin ve mesleki etik kuralların kararlılıkla uygulanması gerektiğini, Türkiye'nin sağlık turizmindeki başarısının korunmasının tüm sağlık paydaşlarının ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. Yüksel açıklamasını doğru hekimin seçilmesi ve ruhsatsız yerlerde yetkisiz kişilerce işlem yapılmaması çağrısıyla tamamladı.
Antalya'daki botoks uygulamaları sonrası hastaneye kaldırılma vakaları, hasta güvenliği ve denetim süreçlerinin sağlık turizmi açısından kritik bir risk unsuru olarak öne çıktığını gösteriyor. ASYADER Başkanı Dr. Neslihan Üstün Yüksel'in vurguladığı gibi, sektördeki başarının korunması için yetkisiz uygulamalara karşı titiz bir duruş ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca olayın, hastaların uygulayıcı seçimi konusunda daha bilinçli olmalarının önemini ortaya koyduğu görülüyor.
Kaynak: İHA