Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
2025’te yenilenebilir enerji, nükleeri geçti; nükleer pay düştü, sektörleri ve enerji politikalarını şekillendiren etkiler analiz ediliyor.
Dünya Nükleer Endüstrisi Durum Raporu 2026, İstanbul'da basına ve kamuoyuna tanıtıldı ve raporda 2025 yılına ilişkin enerji üretim verileri paylaşıldı. Rapora göre 2025 yılında güneş enerjisi küresel ölçekte ilk kez nükleer reaktörlerden daha fazla elektrik üretti ve rüzgâr enerjisinin de dahil edilmesiyle yenilenebilirlerin toplam üretimi nükleer üretiminin iki katını aştı.
Rapor, 2025 yılında güneş enerjisinden üretilen elektriğin yüzde 30 artarken nükleer enerjiden elektrik üretiminin yalnızca yüzde 1 arttığını kaydetti. Rüzgâr enerjisindeki artış ise yüzde 8 olarak bildirildi. Bu farklı hızlar sonucunda nükleer enerjinin küresel elektrik üretimindeki payı yüzde 9'dan yüzde 8,8'e geriledi ve bu oran son 45 yılın en düşük seviyesi olarak kayda geçti.
Rapor Koordinatörü ve Yayıncısı Mycle Schneider, İstanbul'daki tanıtım toplantısında Çin'in nükleer programını önemli ölçüde genişleten tek ülke olduğunu ve geçtiğimiz yıl nükleer kapasite artışının 120 katı kadar yeni güneş enerjisi kapasitesinin devreye alındığını vurguladı. Schneider, Çin ve Hindistan'ın her birinin bugün nükleer santrallerden elde ettikleri elektriğin beş katından fazlasını rüzgâr ve güneş enerjisinden ürettiğini belirtti.
2025 yılında dünyanın farklı bölgelerinde yeni reaktörler devreye alınmasından daha fazla reaktörün kapatıldığı ve toplam işletme kapasitesinin bir miktar azaldığı bildirildi. Küresel nükleer enerji üretimi, Çin'de kaydedilen yüzde 7,6'lık artış sayesinde sınırlı ölçüde yükselirken Çin dışındaki ülkelerde gerileme yaşandı. Yıl boyunca 12 yeni reaktörün inşasına başlandığı; bunlardan 9'unun Çin'de, 2'sinin Rusya'da olduğu raporda yer aldı.
Vilnius'daki Bellona Vakfı'nın Nükleer Danışmanı ve raporun yazarlarından Dmitry Gorchakov ise Rusya'nın yurt dışındaki nükleer santral inşası ve nükleer yakıt tedarikindeki hâkimiyetini sürdürdüğünü, 2025 yılında AB, ABD ve Çin'e zenginleştirilmiş uranyum ihracatını artırdığını aktardı. Gorchakov ayrıca Rusya'ya yönelik yaptırımların Rosatom'un Türkiye ve Macaristan'dakiler de dâhil çeşitli yurt dışı projelerinde sorunlara ve gecikmelere yol açtığını ve bunun şirketin yurt dışı gelirlerinin on yıl sonra ilk kez düşmesine neden olduğunu söyledi.
Raporun ortaya koyduğu veriler, yenilenebilir enerji yatırımlarının hızla arttığını ve güneş ile rüzgârın nükleer enerjiye göre daha yüksek büyüme gösterdiğini işaret ediyor. Güneş enerjisindeki yüzde 30'luk artış ile nükleer enerjideki yüzde 1'lik artış arasındaki fark, küresel elektrik üretiminde yenilenebilirlerin güç kazandığını gösteriyor. Nükleer payındaki gerileme ve işletme kapasitesindeki azalma, sektörün bazı bölgelerde durgunluk yaşadığını ve yeni inşaatların coğrafi olarak sınırlı kaldığını ortaya koyuyor.
Çin'deki güçlü güneş yatırımları ve Çin'in dışındaki ülkelerdeki üretim düşüşü, küresel enerji dengesinin bölgesel farklılıklar içerdiğini vurguluyor. Rusya ile ilgili değerlendirmeler ise uluslararası projelerde yaşanan tedarik ve yaptırım sorunlarının belli şirketlerin finansal sonuçlarına doğrudan yansıdığını gösteriyor.
Kaynak: İHA