TRT Eski Spikeri Sırrı Er: “Düşünenlerin Bedel Ödediği Tarihsel Döngü”

TRT Eski Spikeri Sırrı Er: “Düşünenlerin Bedel Ödediği Tarihsel Döngü”
Yayınlama: 02.07.2026
A+
A-

Nâmık Kemâl…

Henüz 33 yaşındayken, İstanbul Gedik Paşa Tiyatrosu’nda sahnelenen “Vatan Yahut Silistre” oyununun ardından sürgüne gönderildi.

Mağusa sürgünü tam 38 ay sürdü.

Bu süreçte ağır şartlar altında yaşadı, çeşitli hastalıklara yakalandı. Ancak en verimli eserlerinin büyük bölümünü de bu dönemde kaleme aldı.

📚 Mağusa zindanında yazdığı eserler:
Gülnihâl
Âkif Bey
Zavallı Çocuk
Kara Belâ
İntibâh

Cezmi romanını da burada yazmaya başladı, Midilli Adası’nda tamamladı.

Bugün Mağusa Zindanı restore edilerek, Nâmık Kemâl’in eşyaları ve belgelerinin sergilendiği bir müzeye dönüştürüldü.

Zindan duvarındaki meşhur beyit:

“Zâlim olsa ne rütbe bî-perva
Yine bünyâd-ı zulmü biz yıkarız.
Merkez-i hâke atsalar da bizi,
Küre-i arzı patlatır çıkarız.”

Anlamı:

Zâlim ne kadar pervasız olursa olsun, zulmün temelini yıkarız. Bizi toprağın en derinine atsalar bile, yeryüzünü yararak yeniden çıkarız.

2 Aralık 1888’de, sürgünde bulunduğu Sakız Adası’nda, henüz 47 yaşında hayatını kaybetti.

Çanakkale’nin Gelibolu ilçesine bağlı Bolayır beldesindeki anıt mezarında ise şu unutulmaz beyit yer alır:

“Ölürsem görmeden millette ümid ettiğim feyzi,
Yazılsın seng-i kabrimde vatan mahzun ben mahzun.”

Bu topraklarda, hangi inançtan ya da hangi fikirden olursa olsun, bedeli çoğu zaman düşünenler ödedi. Kimi özgürlüğünden oldu, kimi canından…

Ne yazık ki bu acı döngü, bugün de tamamen sona ermiş değil.

Yazık…

#Mağusa #NamıkKemal #Tarih #VatanYahutSilistre

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.