Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
“Takvim ‘Bayram’ dedi, silindi yazı,
Adam ‘Öyle’ dedi, bağrında sızı.”
Abdurrahim Karakoç, bayramın ancak milletçe huzur ve vicdanla anlam kazanacağını anlatıyordu.
Nazım Hikmet ise çocukların gözlerindeki sevinci memleketin geleceğine benzetmişti.
Adaletin eksik olduğu bir yerde bayram olur mu? Hukukun gölgesinin bile çekildiği bir ülkede, insanlar yarınından korkarken bayram sevinci yaşanabilir mi?
Anaların gözyaşı dinmemişse…
Çocuklar boynu bükük büyüyorsa…
Yaşlı ve hasta insanlar dört duvar arasında hayattan koparılıyorsa…
Gençler umutlarını başka ülkelere taşıyorsa…
Bayram; sadece takvimde yazan bir gün değildir.
Bayram, vicdandır.
Bayram, adalettir.
Bayram, kimsenin ötekileştirilmediği bir memleket hissidir.
Gerçek bayram; insanların konuşabildiği, hak aradığı için cezalandırılmadığı, çocukların geleceğe umutla baktığı gün gelir.
İşte o zaman sofralar gerçekten bereketlenir, dualar yükselir, insanlar birbirine güvenir, tebessüm eder.
Temennimiz odur ki; bu ülke yeniden adaletin, hukukun, merhametin ve vicdanın gölgesinde nefes alsın.
Ve bir gün bir bayram sabahına uyandığımızda, hiç kimsenin gözünde hüzün kalmasın özellikle çocukların…
“Sevgili Dost;
Neşesi yağmalanmış ne bayramlar geçireceğiz daha…
Sevgili dost,
Bugün bayram.
Ama parlamıyor gözlerin.”
Posta Kutusundaki Mızıka, A. Ali Ural
"Takvim ‘Bayram’ dedi, silindi yazı,
— Sırrı Er (@konusmasanati) May 27, 2026
Adam ‘Öyle’ dedi, bağrında sızı."
Abdurrahim Karakoç, bayramın ancak milletçe huzur ve vicdanla anlam kazanacağını anlatıyordu.
Nazım Hikmet ise çocukların gözlerindeki sevinci memleketin geleceğine benzetmişti.
Adaletin eksik olduğu bir… pic.twitter.com/3yG1UYKIpm