Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekne kazası davasında bir sanık beraat etti, diğeri 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı; kararın gerekçesi ve hukuki boyutları özetleniyor.
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Bahar’ın hayatını kaybettiği tekne kazasına ilişkin yargılama sonuçlandı. Mahkeme bir sanığın beraatine karar verirken diğer sanık M.S.Ç.’ye “taksirle ölüme neden olma” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
Olay, 18 Temmuz 2024 akşamı Ali Bahar’ın kendisine ait “Alber” isimli tekneyle denize açılması ve sabah limana dönme girişiminde meydana geldi. İddiaya göre Bahar, teknede kullanılan minderin denize düşmesi üzerine suya atladı ve tekneyi kullanan M.S.Ç.’nin manevrası sırasında motor pervanelerinin arasında kaldı. Sahil Güvenlik ekipleri tarafından sudan çıkarılan Bahar ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ancak yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cenaze, ATSO’da düzenlenen törenin ardından Uncalı Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesinde sanıklar M.S.Ç. ve Y.C.Ç. hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıldan 6’şar yıla kadar hapis cezası istendi. Dosya ilk olarak Kemer 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı ancak mahkeme olayda “kasten öldürme” ihtimali bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyayı Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.
Duruşmada sanıklardan M.S.Ç. hazır bulunurken Y.C.Ç. SEGBİS aracılığıyla katıldı. Bahar ailesi ve avukatları salonda hazır bulundu. Müşteki Şebnem Bahar bilirkişi raporunu kabul etmediğini belirterek raporun denizcilik kurallarına uygun hazırlanmadığını savundu. Bahar, raporda eşinin teknenin arka kısmından denize düştüğünün yazmasına karşın yaralanma izleri ile pervane dönüş yönünün örtüşmediğini, olayın oluş şeklinin raporla bağdaşmadığını ifade etti.
Ali Bahar’ın çocukları Ladin Bahar ve Ali Tibet Bahar da bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu belirterek yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etti. Ali Tibet Bahar teknede kaptanlık yaptığını ve teknenin bazı kontrollerinin karışıklığa yol açabileceğini belirtti. Ladin Bahar sanık beyanlarının çelişkili olduğunu söyleyerek gerçeğin ortaya çıkarılmasını istedi.
Sanık M.S.Ç. ise bilirkişi raporuna karşı çıkarak Ali Bahar’ı net gördüğünü, manevrayı kaptanın kararı üzerine yaptığını ve eşinin bu derecede alkollü olduğunu bilmediğini savundu. M.S.Ç. kusuru olmadığını belirterek beraat talep etti. Y.C.Ç. de SEGBİS aracılığıyla beraatini talep etti.
Mahkeme heyeti Y.C.Ç.’nin beraatine karar vererek yurt dışına çıkış yasağını kaldırdı. M.S.Ç.’ye verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.
Duruşma sonrası açıklama yapan Şebnem Bahar karardan üzgün olduklarını belirterek adaletin peşinde olacaklarını söyledi. Ailenin avukatı Naim Karakaya ise önceki mahkemenin işlemlerine ve bilirkişi raporuna ilişkin eleştirilerini tekrar ederek karara karşı yasal haklarının kullanılacağını ifade etti.
Mahkeme kararında bir sanığın beraat etmesi ve diğerine taksirle ölüme neden olma suçundan kısa süreli hapis cezası verilmesi, davanın adli sürecinin delil değerlendirmesi ve bilirkişi raporlarının tartışmalı olduğu yönünü güçlendiriyor. Müşteki ailenin bilirkişi raporunu kabul etmemesi ve yeniden rapor talep etmesi, olayın teknik boyutlarının yargılama sürecinde belirleyici olduğunu gösteriyor. Avukatın üst mahkemeye taşınacağına ilişkin beyanı, hukuki mücadelenin devam edeceğine işaret ediyor.
Kaynak: İHA