Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Ağustos 2026 reel efektif döviz kuru verilerini yayımladı. TÜFE bazlı endeks 1,07 puan düşerek 105,04’e gerilerken, Yİ-ÜFE bazlı endeks 0,26 puan azalışla 101,35 oldu. Ağustosta doların ortalama değeri yüzde 1,68, avronun ortalama değeri yüzde 3,20 arttı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ağustos 2026 dönemine ilişkin reel efektif döviz kuru endeksini açıkladı. TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru (REK) endeksi, ağustosta bir önceki aya göre 1,07 puan gerileyerek 105,04 seviyesine indi.
TCMB verilerine göre TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeksi temmuz ayında 106,11 olarak kaydedilmişti. Böylece endekste aylık bazda yaklaşık yüzde 1’lik düşüş gerçekleşti.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) bazlı reel efektif döviz kuru endeksi de ağustosta geriledi. Yİ-ÜFE bazlı endeks, bir önceki aya kıyasla 0,26 puan azalarak 101,35 seviyesinde gerçekleşti.
Endeksteki değişimde döviz kurları ve fiyat hareketleri etkili oldu. Ağustos ayında Türk lirası karşısında ABD dolarının ortalama değeri bir önceki aya göre yüzde 1,68, avronun ortalama değeri ise yüzde 3,20 arttı.
Aynı dönemde Türkiye’de tüketici fiyatları yüzde 1,84 yükselirken, Yİ-ÜFE’deki aylık artış yüzde 2,57 oldu.
TCMB’nin değerlendirmesine göre Türkiye TÜFE’sindeki artış, TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeksini yukarı yönlü etkiledi. Dünya TÜFE sepeti ile nominal kur sepetindeki değişimler ise endeks üzerinde aşağı yönlü etki oluşturdu.
Reel efektif döviz kuru, Türk lirasının dış ticaret yapılan ülkelerin para birimleri karşısındaki değerinin, ülkeler arasındaki fiyat değişimleri dikkate alınarak hesaplanan göstergelerinden biri olarak takip ediliyor.
TCMB’nin Ağustos 2026 verileri, fiyat hareketleri ile döviz kurlarındaki değişimin Türk lirasının reel değer göstergesi üzerindeki etkisini ortaya koydu.
Editörün Notu:
Ağustos verileri, Türk lirasının reel değerinde sınırlı ancak dikkat çekici bir geri çekilmeye işaret ediyor. TÜFE bazlı endeksin 105,04’e gerilemesi, tek başına “TL değer kaybetti” şeklinde okunmamalı; reel efektif kur, yalnızca nominal döviz hareketlerini değil, Türkiye ile dış ticaret yapılan ülkeler arasındaki fiyat değişimlerini de dikkate alıyor. Dolar ve özellikle avrodaki yükselişe karşılık yurtiçi enflasyonun yüzde 1,84 artması endeks üzerinde farklı yönlerde baskı oluşturdu. Ancak burada asıl eleştiri, endeksin seviyesinden çok Türkiye’nin yüksek enflasyonunun TL’nin reel değer göstergeleri üzerindeki belirleyici etkisinin sürmesi. Kalıcı bir iyileşme için yalnızca kur hareketlerine değil, enflasyonun sürdürülebilir biçimde düşürülmesine odaklanılması gerekiyor.