Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Suudi bakan, Körfez güvenliğinin bölgesel ve küresel istikrar için hayati olduğunu vurguladı; iş birliği ve diyalog çağrısı yaptı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Suudi Arabistan ve bölgedeki diğer ülkelerin sivil ve ekonomik tesislerini hedef alan İran kaynaklı saldırılar nedeniyle ülkenin güvenliğinin korunmasının zorunlu olduğunu, uluslararası toplumun bu tehditle mücadele etmesi gerektiğini belirtti.
Al Suud, Körfez bölgesinin güvenliğinin hem bölgesel hem de küresel güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Konuşmasında Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki deniz yollarında seyrüsefer serbestliğinin sağlanmasını istedi ve bu bölgelerin baskı veya tehdit aracı olarak kullanılmasını reddetti.
Hürmüz Boğazı’ndaki durumun 28 Şubat öncesindeki haline dönmesini ve boğazdan geçişlerde hiçbir ücret veya kısıtlama uygulanmamasını talep eden Al Suud, gerilimi düşürmeye yönelik Katar, Pakistan ve diğer ülkelerin çabalarını desteklediğini söyledi.
Al Suud, bölgenin tamamının kitle imha silahlarından arındırılması çağrısını yineledi ve barışçıl nükleer programların uluslararası denetim ve güvence mekanizmalarına tabi olması gerektiğini ifade etti.
Filistin konusuna da değinen Dışişleri Bakanı, sivillere yönelik saldırıları, insani yardımların engellenmesini, zorla yerinden etmeyi ve yerleşimlerin genişletilmesini kınadı. Adil ve kalıcı barışın ancak iki devletli çözüm ve 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletiyle mümkün olacağını dile getirdi.
Yemen’e ilişkin açıklamasında Al Suud, istikrarın yeniden sağlanması ve halkın yaşadığı sıkıntıların hafifletilmesi için kapsamlı bir siyasi çözüm çağrısında bulunduğunu, Suudi Arabistan’ın insani yardım ve kalkınma desteği olarak 29 milyar dolardan fazla yardım sağladığını belirtti. Ayrıca Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a ve ticari gemilere yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını kınadı ve uluslararası toplumdan Kızıldeniz ile Babülmendep Boğazı’nda seyrüseferi tehdit eden eylemleri kınamasını istedi.
Al Suud konuşmasında Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonu kapsamındaki kazanımlara ve enerji güvenliği ile iklim eyleminin birbirini tamamlaması gerektiğine işaret etti. Herhangi bir enerji kaynağını dışlamayan gerçekçi enerji dönüşümlerini savunan Bakan, yenilenebilir enerji, temiz hidrojen, karbon yakalama teknolojileri ve dayanıklı altyapıya yapılan yatırımlara değindi.
Yapay zeka konusunda uluslararası iş birliğine vurgu yapan Al Suud, teknolojinin sorumlu şekilde ve kalkınmanın hizmetinde kullanılmasının önemine dikkati çekti ve Suudi Arabistan’ın yapay zeka kapasite geliştirme ile etik girişimlerine işaret etti.
Al Suud’un konuşması, Suudi Arabistan’ın bölgesel güvenlik, deniz yollarının serbestliği ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesine ilişkin taleplerini vurgulamaktadır. Konuşma aynı zamanda Filistin ve Yemen konularında Suudi pozisyonunu, insani yardım taahhütlerini ve bölgesel istikrar çağrılarını içeriyor.
Kaynak: İHA