Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Siyaset Bilimci Prof. Doğu Ergil, adalet ve ahlak arasındaki ilişkinin zayıfladığını vurgulayarak modern toplumlarda güven krizine dikkat çekti.
Ahlâk, bireyin iyi ile kötü arasındaki ayrımı yapmasını sağlayan vicdanî ve kültürel ölçüler bütünüdür. Adalet ise bu ölçülerin toplumsal hayata kurallar, kurumlar ve hukuk aracılığıyla uygulanmış hâlidir.
Bu nedenle ahlâk olmadan adalet, ruhsuz bir mekanizma; adalet olmadan ahlâk ise yalnızca kişisel bir dilekten ibarettir.
Ahlâk bireyin iç dünyasını; adalet ise toplumun ortak yaşamını düzenler. İnsan, ahlâk sayesinde başkasının hakkını gözetmeyi öğrenir; adalet ise bu hakkın korunmasını sağlar.
Bu yüzden adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, günlük hayatın her alanında var olmalıdır.
Örneğin, sıraya kaynak yapmamak, emeğe saygı göstermek, güçsüzü ezmemek, dürüstlükten sapmamak, adaletin günlük görüntüleridir.
Dolayısıyla, hukukun toplumun ahlâki seviyesinin göstergesi olduğunu söylenebilir.
Bugün modern dünyada yaşanan birçok siyasal ve toplumsal krizin temelinde, adalet ile ahlâk arasındaki bağın zayıflaması veya kopması vardır.
Gücün hukukun önüne geçtiği; çıkarın vicdanı bastırdığı toplumlarda insanlar devlete, kurumlara ve birbirlerine güvenmezler.
Oysa kalıcı barışın, toplumsal huzurun ve demokratik düzenin temeli yalnızca güçlü yasalar değil; aynı zamanda güçlü bir ahlâk anlayışıdır.
Çünkü adalet, yalnızca mahkemelerin verdiği kararlarla değil, insanların birbirine nasıl davrandığıyla şekillenir.