Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
OSB’lerin yeşil dönüşüm uygulama alanları ve finansman gereksinimlerini profesyonel bakışla inceleyen özlü yol haritası.
TÜİOSB Gıda İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi Başkanı, OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi ve Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik İhtisas Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta Gaziantep’teki “İklim, Çevre, Kadın” toplantıları kapsamındaki “Yöneten Kadın Liderler Forumu”nda Türkiye sanayisinin yeşil dönüşüm yolculuğunu OSB’ler perspektifinden değerlendirdi ve dönüşümün sanayici açısından bir yük değil, küresel rekabetin ve ihracatın gereği olduğunu vurguladı.
Akyürek Balta Türkiye sanayisinin yaklaşık yarısının OSB’lerde üretildiğini belirterek Türkiye genelindeki OSB’lerde 69 bini aşkın firmanın faaliyet gösterdiğini ve 2,7 milyondan fazla doğrudan istihdam bulunduğunu ifade etti. OSB’lerin altyapı, arıtma, mesleki eğitim, teknopark ve sosyal tesisleriyle ekonomik, çevresel ve sosyal dönüşümün birlikte gerçekleştirilebileceği önemli ekosistemler olduğunu söyledi.
Akyürek Balta Türkiye’de 419 OSB bulunduğunu bunların 302’sinin işletme aşamasında olduğunu ve 31 OSB’nin yeşil OSB statüsünde bulunduğunu aktardı. Yenilenebilir enerji kapasitesine ilişkin olarak 207 OSB’de 5 bin 504 yenilenebilir enerji santrali bulunduğunu ve toplam kurulu gücün 5 bin 289 megavata ulaştığını belirtti. Bu kapasitenin 4 bin 820 megavatlık bölümünün güneş enerjisinden oluştuğunu kaydetti.
Akyürek Balta yeşil dönüşümün sanayiciler açısından yeni bir yük olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle ihracat yapan firmalar açısından dönüşümün kaçınılmaz hale geldiğini söyleyen Akyürek Balta ihracatı sürdürmek, rekabet gücünü korumak ve küresel değer zincirlerinin içinde kalmak için dönüşümün gerekli olduğunu ifade etti ve sanayicinin dönüşüme erişmesi için ihtiyaç duyduğu finansmana ulaşmasının sağlanması gerektiğini belirtti.
Finansmana erişimin önemine dikkat çeken Akyürek Balta KOBİ’lerin ihtiyaçlarının farklı olduğunu vurguladı. Her işletmenin ölçeği, sektörü, teknolojisi, yatırım ihtiyacı ve geri dönüş süresinin farklı olduğuna işaret ederek finansmanın işletmenin ihtiyacına göre tasarlanması gerektiğini, özkaynak, kredi, hibe, garanti mekanizmaları ve alternatif finansman araçlarının işletmelerin ihtiyaçlarına göre bir araya getirilebileceğini söyledi.
Akyürek Balta yeşil dönüşümün yalnızca karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji yatırımları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini, sosyal boyutun da sürecin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TSE ve OSBÜK iş birliğinde yürütülen Yeşil OSB Belgelendirmesi kapsamında kadın istihdamı, kadın yönetici oranı, çalışan hakları, sosyal sorumluluk ile iş sağlığı ve güvenliği gibi kriterlerin de bulunduğunu hatırlattı.
TÜİOSB’nin Türkiye’nin ilk “Yeşil Doğan OSB” ekosistemi olarak kuruluş aşamasından itibaren yeşil ve dijital dönüşüm ilkeleriyle tasarlandığını aktaran Akyürek Balta TÜİOSB’de enerji ve su verimliliği, yenilenebilir enerji, atık yönetimi, dijital altyapı ve sosyal yaşam alanlarının sürdürülebilirlik yaklaşımıyla ele alındığını söyledi. OSBÜK Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan Sürdürülebilirlik Strateji Belgesi ile yedi stratejik alanın OSB’lerin kullanımına sunulduğunu belirtti.
Gül Akyürek Balta’nın değerlendirmeleri OSB’lerin yeşil dönüşümün uygulama alanı olarak stratejik önemini ortaya koyuyor. OSB’lerde sağlanan altyapı ve toplu hizmetler dönüşümün teknik uygulamalarını kolaylaştırırken yenilenebilir enerji kapasitesinin ve belgelendirme süreçlerinin vurgulanması politikaların ve finansman modellerinin uyarlanmasının gerekliliğine işaret ediyor. KOBİ’lere yönelik “terzi usulü” finansman çağrısı işletme farklılıklarının gözetilmesi gerektiğini gösteriyor. Sosyal kriterlerin Yeşil OSB Belgelendirmesi kapsamına alınması dönüşümün sadece çevresel değil toplumsal boyutlarının da eş zamanlı ele alınmasının önemini öne çıkarıyor.
Kaynak: İHA