Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
11 yıldır KKTC’ye su sağlayan “Asrın Projesi”, Geçitköy’e su ulaştırdı; altyapı, sürdürülebilirlik ve bölgesel iş birliği vurgulanıyor.
Türkiye’den KKTC’ye 17 Ekim 2015’te hizmete alınan Su Temin Projesi, Geçitköy Barajı aracılığıyla adanın içme ve tarımsal su ihtiyacını güvence altına aldı. Projenin 11’inci yılında üreticiler, sulama birlikleri başkanları ve yerel yöneticiler Türkiye’den gelen suyun günlük yaşam ve tarımsal üretimde sağladığı etkileri değerlendirdi.
Projeyle Alaköprü Barajı’ndan alınan su, deniz tabanına askılı boru sistemiyle döşenen 80 kilometrelik hat üzerinden Geçitköy Barajı’na ulaştırılıyor. Toplam hattın uzunluğu 106 kilometre olup, bunun 66,5 kilometresi askılı boru sistemiyle deniz geçişini kapsıyor.
Alaköprü Barajı 130,5 milyon metreküp, Geçitköy Barajı 26,5 milyon metreküp depolama kapasitesine sahip bulunuyor. Proje kapsamında yılda 75 milyon metreküp su planlanmış; bunun 37,76 milyon metreküpü içme, kullanma ve sanayi suyu, 37,24 milyon metreküpü ise tarımsal sulama için ayrıldı.
Projenin temelleri Türkiye’de 7 Mart 2011’de, Geçitköy Barajı’nın temeli ise 30 Mart 2012’de atıldı. İnşaatın tamamlanmasının ardından ilk su 9 Ekim 2015’te Geçitköy Barajı’na ulaştı ve proje aynı yıl resmen hizmete alındı.
Üreticiler suyun kalitesi ve maliyet üzerindeki etkilerini anlattı. Mehmet Altan, Türkiye’den gelen suyu birinci sınıf olarak nitelendirerek, yer altı suyu kullanımında yaşanan tuzlanma ve yüksek maliyet sorunlarının büyük ölçüde ortadan kalktığını belirtti.
Bülent Noburdalı, kuraklık dönemlerinde projenin önemine vurgu yaparak projenin batıya doğru genişlemesini istedi. Noburdalı evlerde su kalitesinin düzelmesi ve elektrik kesintilerinden kaynaklanan sulama sorunlarının azaldığını aktardı.
Savaş Aydın, hem üretici hem sulama birliği başkanı olarak Türkiye’den gelen suyun tarım ve hane kullanımı açısından rahatlama sağladığını; yer altından su çekmenin maliyetlerinin düştüğünü ifade etti. Mehmet Turay da suyun üretime katkısını ve evlere sağlanan düzenli su temininin yükünü anlattı.
Mücahit Rüstemoğlu, projenin narenciye ve tarımda dönüşüm yarattığını belirterek Türkiye’ye teşekkür etti. Ali Alioğlu, suyun Güzelyurt Havzası’na ulaşmasının narenciye alanında önemli bir artışa yol açtığını ve bölge üretim alanlarının genişlediğini söyledi.
310 No’lu Sulama Birliği Başkanı Ferhat Soral, suyun üretim kalitesini artırdığını ve ekonomik etkisine dikkat çekerek suyun hem üretime hem ekonomiye katkı sağladığını belirtti. Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar ise projenin küresel ısınma ve su kıtlığı koşullarında KKTC için stratejik önem taşıdığını, suyun doğru yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Röportajlarda suyun sağladığı başlıca kazanımlar arasında içme suyunda kalite artışı, tarımsal verimde iyileşme, maliyetlerin düşmesi ve bölgesel sulama altyapısının güçlenmesi yer aldı. Proje, özellikle kurak dönemlerde KKTC’nin su arz güvenliğinin temel unsurlarından biri olmaya devam ediyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)