Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bugün kelimelere biraz daha fazla duygu yükleniyor. Çünkü bugün, bir baba olarak yüreğimin en hassas yerine dokunan bir gün. Benim de iki kızım var. İki ayrı gülüş, iki ayrı umut, iki ayrı hayat… Ama ikisi de aynı kalbin içinde, aynı sevginin gölgesinde.
Biri üniversite eğitimi için benden uzakta. Diğeriyle aramızdaki mesafe belki daha kısa… Ama bir babanın yüreğinde evlatları arasında mesafe olmaz. Birinin sesini telefondan duymak, diğerinin yüzüne bakmak… İkisinde de aynı heyecan, aynı şükür, aynı tarifsiz sevgi saklıdır.
Bir kızım uzakta, bir kızım yakınımda… Ama ikisi de yüreğimin tam ortasında.
İnsan baba olunca hayatın anlamı değişiyor. Önceden kendin için kurduğun hayallerin yerini, çocuklarının geleceği alıyor. Onların mutluluğu senin mutluluğun, onların üzüntüsü senin içine çöken bir sızı oluyor. Onlar güldüğünde dünya güzelleşiyor; gözleri dolduğunda insanın içinden bütün dünyaya karşı durmak geliyor.
Hele kız babası olmak…
Kızının küçücük elleriyle parmağını tuttuğu ilk günü hatırlıyorsun. Sana güvenerek kucağına sokuluşunu, bir korktuğunda sana sığınışını, başını omzuna koyup huzur buluşunu… Sonra bir bakıyorsun, o küçücük eller büyümüş. Kendi kararlarını veren, kendi yolunu çizen, geleceği için adımlar atan genç bir kadın olmuş.
İşte o an, gururla hüznün birbirine karıştığı yerdir babalık.
İçinden bir ses, “Ne çabuk büyüdünüz kızlarım!” diye fısıldıyor. Bir yanın onların büyümesini, başarılı olmasını, hayata güçlü adımlarla yürümesini istiyor. Diğer yanın ise zamanın biraz yavaşlamasını diliyor. Çünkü ne kadar büyürlerse büyüsünler, senin gözünde hep elinden tutup yürüttüğün, düştüğünde dizindeki yaraya üzüldüğün, uyurken üzerini örttüğün o küçük çocuklar olarak kalıyorlar.
Üniversite eğitimi için uzakta olan kızımı düşündüğümde içimde birbirine karışan duygular büyüyor. Bir yanda onun kendi geleceğini kurmasından duyduğum tarifsiz gurur, diğer yanda evin bir köşesinde eksikliğini hissettiğim varlığı…
Bazen bir telefon bekliyorum. Sesini duymak, iyi olduğunu bilmek, gününün nasıl geçtiğini öğrenmek istiyorum. Belki o, hayatın telaşı içinde yoluna devam ediyor. Yeni şeyler öğreniyor, yeni insanlar tanıyor, kendi dünyasını kuruyor. Ben ise bir baba olarak bazen yalnızca sesindeki neşeden onun iyi olduğunu anlamaya çalışıyorum.
“İyi misin kızım?” diye sorarken aslında ne çok şey saklı o iki kelimenin içinde…
Yorulma istiyorum. Üzülme istiyorum. Kimse kalbini kırmasın, kimse umutlarını elinden almasın istiyorum. Ama biliyorum ki hayat, benim onu her zaman koruyabileceğim kadar küçük değil. Büyüyecek, kendi kararlarını verecek, bazen düşecek, bazen yeniden ayağa kalkacak.
Benim görevim onun yerine yürümek değil; ne zaman tökezlese arkasında güvenebileceği bir babasının olduğunu hissettirmek.
Çünkü babalık, evladının elini hiç bırakmamak kadar, gerektiğinde kendi başına yürüyebilmesi için elini usulca gevşetebilmektir.
Ve insanın içini en çok acıtan da budur belki: Onları hayata hazırlarken, bir gün kendilerine daha az ihtiyaç duymalarını dilemek… Onlar güçlendikçe gururlanmak ama aynı zamanda çocukluklarının bir daha geri gelmeyeceğini bilmek.
Ben iki kızımın da başı dik yaşamasını istiyorum. Kimseden korkmadan konuşmalarını, haklarını bilmelerini, emeklerinin karşılığını almalarını, sevdikleri işi yapmalarını, kimsenin kendilerine değersiz hissettirmesine izin vermemelerini…
Bir gün yanlarında olamasam bile doğru bildiklerinden vazgeçmemelerini, zor zamanlarda kendi güçlerini hatırlamalarını istiyorum.
Onlara bırakabileceğim en büyük mirasın yalnızca maddi imkânlar değil; vicdan, cesaret, özgüven ve ne olursa olsun sığınabilecekleri bir baba sevgisi olduğuna inanıyorum.
Çünkü bir baba, kızının önüne bütün yolları açamayabilir. Onu hayatın bütün acılarından koruyamayabilir. Her düştüğünde yanında bulunamayabilir. Ama ona öyle bir sevgi vermelidir ki kızı, dünyanın neresinde olursa olsun, kendisini hiçbir zaman yalnız hissetmesin.
Benim kızlarımın evi yalnızca yaşadıkları yer değil; ne zaman yorulurlarsa dönüp huzur bulabilecekleri babalarının yüreğidir.
Bugün Dünya Kız Çocukları Günü…
Bu gün, benim için iki kızıma duyduğum sevgiyi anlatmanın yanında, bütün kız çocuklarının nasıl bir dünyada büyümeyi hak ettiğini de hatırlatıyor.
Hiçbir kız çocuğu hayallerinden vazgeçmeye zorlanmamalı. Hiçbir kız çocuğu eğitim hakkından mahrum bırakılmamalı. Hiçbir kız çocuğu şiddetin, ayrımcılığın, korkunun gölgesinde büyümemeli.
Her kız çocuğu, geleceğini kendi elleriyle kurabileceğine inanarak yetişmeli. Babasının sevgisini bir baskı olarak değil, kendisini güçlü hissettiren bir güven olarak yaşamalı. Çünkü korumak, hayatını kontrol etmek değil; özgürce yaşayabileceği bir dünya için yanında durmaktır.
Bir baba olarak benim dileğim yalnızca kendi kızlarımın mutlu olması değil. Dünyanın bütün kızlarının güvenle yürüyebildiği, hayallerini gerçekleştirebildiği, değer gördüğü bir hayatlarının olması…
Bugün uzaktaki kızıma içimden sımsıkı sarılıyorum. Belki kollarımla ona sarılamıyorum ama bir babanın sevgisinin kilometrelerle eksilmeyeceğini biliyorum. Yakınımdaki kızıma da aynı sevgiyle bakıyorum. İkisinin de yüzünde huzuru, gözlerinde umudu görmek istiyorum.
Belki yıllar geçecek. Saçlarıma aklar düşecek, onlar kendi hayatlarını kuracak. Belki bir gün çocukluk anılarımızı konuşurken hep birlikte güleceğiz. Ama ben biliyorum ki hangi yaşa gelirlerse gelsinler, kapıdan içeri girdiklerinde içimde aynı sevinç uyanacak.
Çünkü kız babası olmak, insanın kalbinde iki ayrı hayat için sonsuza kadar açık kalan iki kapı taşımaktır.
Ve o kapılar hiçbir zaman kapanmaz.
Bugün bütün içtenliğimle söylüyorum:
İyi ki benim kızlarımsınız… İyi ki babanızım.
Siz büyüdükçe ben de sizinle birlikte büyüdüm. Siz yürüdükçe gururlandım, siz güldükçe dünyanın bütün güzelliklerini yeniden gördüm. Uzakta olsanız da yakınımda olsanız da bilin ki bu hayatta sizi seven, sizinle gurur duyan ve mutluluğunuz için her gün dua eden bir babanız var.
Dilerim hayat karşınıza güzel insanlar çıkarsın. Yolunuz açık, bahtınız güzel, kalbiniz huzurlu olsun. Hayallerinizden vazgeçmeyin, kendinize inanmaktan hiç yorulmayın.
Ve ne zaman hayat ağır gelirse hatırlayın: Babanızın kapısı da yüreği de size her zaman açık.
Başta iki kızım olmak üzere, bütün kız çocuklarının 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü kutlu olsun.
Çünkü bazı sevgiler anlatılmaz, yalnızca yaşanır.
Bir babanın kızlarına duyduğu sevgi de işte tam olarak böyledir: Ömrü boyunca eksilmeyen, mesafelerle azalmayan, yıllar geçtikçe daha da derinleşen bir sevgi…