Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İstanbul Valisi Davut Gül, sel sonrası sorumluluk vurgusu yaparak koordinasyon, tedbir ve hesap verebilirlik çağrısında bulundu.
İstanbul Valisi Davut Gül, Marmara Havzası Su Kurulu Toplantısı’nın açılışında, Marmara Havzası’ndaki su kaynaklarının korunması, yönetimi ve taşkın planlarının ele alındığını belirtti ve yaşanan sel felaketinde tüm tarafların kusuru olduğunu ifade etti.
Toplantı Ataşehir’de bir otelde gerçekleştirildi ve açılışı Marmara Havzası Koordinatör Valisi olarak İstanbul Valisi Davut Gül ile Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever yaptı. “6 Havzada Nehir Havzası Yönetim Planlarının Hazırlanması İçin Teknik Yardım Projesi” kapsamında düzenlenen toplantı 20-21 Ekim tarihlerinde sürdü.
Toplantıda Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Mahir Özcan Marmara Havzasında su yönetimine genel bakışı anlattı. İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Şube Müdürü Mustafa Özcan su kaynaklarının korunması konusunda alınan tedbirleri sundu. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mustafa Dal ise Marmara Havzası Taşkın Yönetim Planı başlıklı sunum yaptı.
Vali Davut Gül, İstanbul’da 500 yılda bir görülebilecek düzeyde yağış yaşandığını, sel sonucunda 7 hemşerimizin vefat ettiğini ifade ederek zararların maddi ve manevi boyutuna değindi. Gül, suyun depolanması, muhafazası ve kanalların ıslahı ile risklerin azaltılabileceğini belirtti ve bu olayın 17 Ağustos depremi gibi bir milat olması gerektiğini söyledi.
Vali Gül, sel felaketinde binaların dere yatağına, tapusuz yerlere ve depreme dayanıksız şekilde yapılmasının hem vatandaşların hem de belediyelerin ve devletin mekanizmalarının kusuru olduğunu vurguladı. Müdahale eksikliklerinin uzun yıllara yayılan ihmallerin sonucu olduğunu ve kararların kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini belirtti.
Toplantı ve yapılan değerlendirmeler, Marmara Havzası’nda su yönetimi ve taşkın planlarının gözden geçirilmesine yönelik bir iradenin gerekliliğini gösteriyor. Vali Davut Gül’ün açıklamaları, hem yapılaşma hem de idari denetim eksikliklerinin afet sonuçlarını ağırlaştırdığı yönünde bir kabul içeriyor. Sunumlarda ele alınan tedbirler ve yönetim planları, suyun depolanması ve kanalların ıslahı gibi mühendislik çözümlerinin uygulanmasıyla risklerin azaltılabileceğine işaret ediyor. Bu açıklamalar, hem yerel hem merkezi kurumlar arasında koordinasyon ve uygulama iradesinin güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Kaynak: İHA