Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Hakan Fidan, Brüksel ziyaretinde Türkiye‑AB ve NATO ilişkilerini ele alıp iş birliği ve güvenlik önceliklerini değerlendirdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika’nın başkenti Brüksel’deki temasları sonrasında basına yaptığı değerlendirmede, görüşmelerin kapsamı ve elde edilen sonuçlara ilişkin açıklamalarda bulundu. İkili ilişkiler, NATO ve AB ile ilişkiler, vatandaşlar ve sivil toplumla yürütülen çalışmaların ele alındığını belirtti.
Bakan Fidan, ilk gün Belçika Dışişleri Bakanı ile bir araya geldiklerini ve iki ülke ilişkilerinin yanı sıra bölgesel meseleleri değerlendirdiklerini söyledi. Ayrıca 3+3 toplantısında İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve kendisinin karşı taraf muhataplarıyla birlikte üç bakanlığın alanlarını ilgilendiren konuların masaya yatırıldığını ifade etti. Bu platformun 2016’dan beri var olduğunu ve faydalı olduğunu belirtti.
Belçika Kraliçesi Mathilde’nin Türkiye’ye yönelik ekonomi odaklı ziyaretinin iki ülke ilişkilerini başka bir seviyeye taşıdığını hatırlatan Fidan, temasların bu zeminde ilerlediğini vurguladı.
Fidan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yapılan kahvaltıda Türkiye-NATO ilişkileri, Temmuz’da Cumhurbaşkanı ev sahipliğinde yapılan NATO Zirvesi kararlarının takibi, Rusya-Ukrayna Savaşı, Körfez ile ilgili konular ve NATO’yu ilgilendiren kurumsal ve kriz bölgeleriyle ilgili meselelerin ele alındığını aktardı.
Ayrıca Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas ile yapılan öğle yemeğinde Türkiye-AB ilişkilerindeki tıkanma noktalarının nasıl aşılabileceği, Rusya-Ukrayna Savaşı, Hürmüz Boğazı ve Babülmendep geçişleri ile enerji sorunları ve Karadeniz’deki tahıl sıkıntısı gibi bölgesel konuların gündeme geldiğini belirtti.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile de uzun bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyleyen Fidan, AB-Türkiye konularının ciddi şekilde gözden geçirildiğini ve ticari, siyasi ile adaylık statüsü gibi konular için nitelikli, planlı ve ısrarlı görüşmelerin devam etmesi gerektiğini ifade etti.
Bakan Fidan, Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatının Libya Temsilciler Meclisi’nde onaylanmasına ilişkin olarak, söz konusu anlaşmanın dış politikanın esasına uygun, barışı ve istikrarı destekleyen, kazan-kazan esasına dayanan bir anlaşma olduğunu söyledi. Mutabakatın hukuksal ve siyasal açıdan meşru olduğunu vurguladı ve 2019’dan itibaren anlaşmanın geçerli kabul edildiğini belirtti.
Fidan, Libyalı tarafın Türkiye’ye güveninin ve Doğu Akdeniz’e gelecek istikrarın önemli olduğunu, bazı ülkelerin tepkilerinin farklı gerekçelere dayandığını ancak anlaşmanın hukuken ve siyasal olarak meşru olduğunu yineledi. Türkiye’nin amacının her yerde olduğu gibi Akdeniz’de de istikrar, barış, huzur ve mutluluğu sağlamak olduğunu söyledi.
Hakan Fidan’ın Brüksel ziyaretinde NATO ve AB yetkilileriyle yaptığı kapsamlı görüşmeler, Türkiye’nin hem bölgesel krizlerin takipçisi hem de küresel meselelerde aktif bir aktör olma yaklaşımını sürdürdüğünü gösteriyor. Ekonomi ve ticaret odaklı temaslar ile güvenlik gündemli görüşmelerin aynı zemin içinde ele alınması, Ankara’nın çok boyutlu dış politika yürüttüğüne işaret ediyor. Libya ile imzalanan mutabakatın meşruiyeti vurgusunun ayrıca diplomatik bir kazanım olarak sunulması, Türkiye’nin bu alandaki duruşunu pekiştirmeyi hedeflediğini ortaya koyuyor.
Kaynak: İHA