İstanbul Tıp Fakültesi uzmanları uyarıyor: Onkoloji hastaları hekim onayı olmadan bitkisel ürün kullanmasın

İstanbul Tıp Fakültesi uzmanları uyarıyor: Onkoloji hastaları hekim onayı olmadan bitkisel ürün kullanmasın, tedavi etkileşimleri riski yüksek.

İstanbul Tıp Fakültesi uzmanları uyarıyor: Onkoloji hastaları hekim onayı olmadan bitkisel ürün kullanmasın
Yayınlama: 08.07.2026
A+
A-

Onkoloji hastalarına uyarı: Hekim onayı olmadan bitkisel ürün kullanılmamalı

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burak Şakar ve Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Köse, kanser tedavisi sürecinde hastaların doktorlarına danışmadan bitkisel ürün veya takviye kullanmamaları gerektiğini açıkladı. Açıklama, uzmanların tedavi etkileşimleri ve erken teşhisin önemi konusundaki uyarılarını içeriyor.

Prof. Dr. Burak Şakar, bazı bitkisel ürünlerin kemoterapiyle güçlü etkileşimler gösterebildiğini ve bunun ciddi karaciğer bozukluklarına, yetmezliğe hatta siroza yol açabileceğini söyledi. Şakar, kansere karşı tarama ve kontrollerin önemine vurgu yaparak, hastaların kendi başlarına bitkisel tedavilere yönelmemesi gerektiğini belirtti.

Şakar, kanserin epitel dokudan kaynaklanan bir hastalık olduğunu, erkeklerde en sık prostat, sonra akciğer ve gastrointestinal sistem kanserlerinin görülebildiğini; kadınlarda ise meme kanserinin birinci sırada yer aldığını hatırlattı. Gençlerde bazı kanser türlerinin daha erken yaşlarda gözlemlenebildiğini ifade etti.

Uzman, beslenme, sigara ve hareketsiz yaşam tarzının bazı kanser türlerinin görülme riskini artırdığını belirtti. Tarama testlerinin önemine değinen Şakar, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği kanserlerde düzenli tarama yapılması gerektiğini söyledi ve memede 40 yaşından itibaren yıllık mamografi, kolon kanserinde 45 yaşından itibaren kolonoskopi önerisini hatırlattı.

Şakar, ailede kanser öyküsü varsa taramaya, o kanserin görülme yaşından 10 yıl geriden başlanması gerektiğini, tuvalet alışkanlıklarında belirgin değişiklikler ve dışkı çapındaki inceleşmenin uyarı işaretleri olabileceğini belirtti. İmmünoterapi gibi kişiye özel tedavi düzenlemelerinin giderek önem kazandığını söyledi.

Prof. Dr. Mehmet Faruk Köse ise kadınların yılda bir jinekolojik muayene yaptırması gerektiğini vurguladı. Köse, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser olduğunu, rahim içi zarı ve yumurtalık kanserlerinin de takip edilmesi gereken diğer türler olduğunu söyledi.

Köse, rahim ağzı (serviks) kanserinin erken dönemde belirti vermeyebileceğini, ileri evrede akıntı, bacak ağrısı veya kanama gibi şikayetlerin ortaya çıkabileceğini belirtti. Düzensiz adet, şiddetli kanama veya menopoz sonrası kanama görüldüğünde doktora başvurulması gerektiğini kaydetti.

Köse, özellikle yumurtalık kanserinin hızla yayılabildiğini ve kısa sürede ciddi tablo oluşabileceğini ifade etti. Türkiye’de kadınların rutin jinekolojik muayenelerini düzenli yaptırma oranının düşük olduğunu belirterek, kanserde kanıta dayalı olmayan yöntemlere itimat edilmemesi gerektiğini söyledi.

Uzmanlar, geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle tıbbi bitki çaylarının üretim, ruhsatlandırma ve satışına ilişkin yeni kurallar getirildiğini; Sağlık Bakanlığı onaylı tıbbi bitki çaylarının yalnızca eczanelerde satılacağının duyurulduğunu hatırlattı. Market ve aktar gibi satış noktalarındaki gıda amaçlı bitki çaylarının satışının ise devam edeceği belirtildi.

Her iki uzman, tedavi sürecindeki hastaların alternatif ve tamamlayıcı yöntemlere yönelme eğilimine karşı uyarıda bulundu ve doktor kontrolü olmadan hiçbir bitkisel ürün veya takviye kullanılmaması gerektiğini yineledi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)

Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri, objektif ve ilkeli bir bakış açısıyla okuyucuya ulaştıran dijital haber platformu. Liberal TR Haber Merkezi.
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.