Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Irak’ta egemenlik ve güvenlik vurgusu; silahların devlet kontrolüne alınması çağrısı, istikrar ve hukukun üstünlüğü hedefleniyor.
Irak Başbakanı Ali Zeydi, Egemenlik Günü dolayısıyla yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında Irak’ın çatışma sahasından çıkarak kararlarını kendi veren ve topraklarını koruyan bir devlete dönüştüğünü belirtti. Konuşmada ayrıca ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı koalisyon güçlerinin Irak’taki görevlerinin sona erdiği anımsatıldı.
Zeydi, yıllarca süren çatışmaların Irak halkına ağır bedeller ödettiğini, ülkedeki silah sayısının arttığını ve bunun Irak’ı vatandaşları için güvenli bir vatan olmaktan uzaklaştırdığını ifade etti. Necef kentindeki dini mercinin savunmadaki kararlı tutumuna teşekkür eden Zeydi, şehit ve gazilerin fedakarlıklarının unutulmayacağını söyledi.
Irak ordusu, polis, Terörle Mücadele Birimi, Haşdi Şabi, Peşmerge güçleri ve tüm güvenlik teşkilatlarına teşekkür eden Zeydi, silahlı güçlerle devlet yanında yer alan ulusal güçlere seslendi ve vatan için mücadele edenlere devletin merkezinde olmaları çağrısında bulundu.
Zeydi, silahların ve savaşçıların devlet kurumları içinde yer alması gerektiğini belirterek tecrübelerin tek bir ulusal doktrin, tek bir bayrak ve tek bir askeri güvenlik kararı çerçevesinde Irak’a hizmet eden ilave bir güç olması gerektiğini vurguladı.
Egemenliğin formülünü devletin elinde tek bir silah, yabancı güçlerden arındırılmış topraklar ve herkesi temsil eden ulusal karar olarak tanımlayan Zeydi, devletin vatandaşlarını dışlamadığını ve imkan ile yeteneklerini hukuk ve anayasa çerçevesinde düzenlediğini söyledi.
Zeydi ayrıca egemenliğin korunmasının ülkenin doğal kaynakları ve kamu mallarının korunmasını gerektirdiğini belirterek devletin kaynaklarını geliştirmeye devam edeceklerini ve emanete sahip çıkacaklarını ifade etti.
Ali Zeydi’nin konuşması Irak devlet otoritesinin pekiştirilmesi ve silahların devlet çatısı altında toplanması yönünde net bir siyaseti işaret ediyor. Egemenlik vurgusu, yabancı güçlerin görev sonu bağlamında ülke yönetiminin ve güvenlik kararlarının merkezileştirilmesine vurgu yapıyor. Şehit ve gazilerin fedakarlıklarına atıf ve dini mercilere teşekkür, ulusal birlik çağrısını güçlendiriyor. Kaynakların korunması yönündeki taahhüt ise devletin ekonomik ve idari sorumluluğunu ön plana çıkarıyor.
Kaynak: İHA