Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Gazze Adli Tıp Birimi DNA eksikliği nedeniyle binlerce ailenin akıbetini öğrenememekten şikayetçi; insani ve teknik çözümler talep ediliyor.
Gazze Şeridi’nde Şifa Hastanesi Adli Tıp Birimi Başkanı Ziad Ashour, yaklaşık üç yıldır sakladıkları DNA örneklerinin analiz edilememesi nedeniyle binlerce ailenin kayıp yakınlarının akıbetini öğrenemediğini açıkladı; Ashour, DNA test ekipmanının yokluğunun adli tıp çalışmalarını bloke ettiğini vurguladı.
Ashour, dünyanın herhangi bir ülkesinden bu örnekleri alıp analiz ederek ailelerle karşılaştırma yapacak bir işbirliği beklediklerini söyledi. Bu işbirliği sağlanmadan isimlerin verilemeyeceğini ve ailelere teselli sunulamayacağını belirtti.
Adli tıp uzmanları modern laboratuvar teknolojilerine erişemedikleri için çoğunlukla görsel inceleme ve ilkel yöntemlerle yetinmek zorunda kalıyor. Ashour, getirilen kalıntıların çoğunun giysisiz ve iskelet halinde olduğunu, bu durumda sadece çıplak gözle kimlik belirlemenin imkânsız olduğunu ifade etti.
Savaş ve kitlesel yer değiştirmeler kimlik tespitini daha da zorlaştırdı; aileler kaybolduklarında yakınlarının nerede olduğunu veya ne giydiklerini doğru hatırlayamıyor, bu da önemli ipuçlarının kaybolmasına yol açıyor.
Resmi sayılara göre, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes sonrası Gazze Şeridi’nde hayatını kaybedenlerin sayısı 1.127’ye, yaralı sayısı 3.643’e ulaştı. 7 Ekim 2023’ten beri ise toplam can kaybı 73.250, yaralı sayısı 173.751 olarak bildirildi.
Adli tıp altyapısına erişimin eksikliği, hem insani hem de hukuki sonuçlar doğuruyor. Kimlik tespiti yapılamayan vakalar, ailelerin psikolojik travmasını uzatırken doğru istatistiklerin oluşturulmasını engelliyor ve adalet süreçlerini zorlaştırıyor. Ayrıca uluslararası işbirliği sağlanmadan DNA analizi yapılamaması, bölgedeki kurumların dışa bağımlılığını ve kriz zamanında sivil kayıtların korunmasındaki kırılganlığı gösteriyor.
Kısa vadede çözüm, mobil laboratuvar desteği veya uluslararası adli tıp merkezleriyle koordinasyon; orta vadede ise yerel kapasitenin güçlendirilmesi ve altyapı yatırımları gerektiriyor. Bu adımlar, hem ailelere netlik sağlayacak hem de kayıpların doğru kaydedilmesini mümkün kılacaktır.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)