Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında 14 yıla kadar hapis istemi; basın özgürlüğü ve yargı sürecinin tartışmaları.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın şikayeti üzerine, gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz’ın bir televizyon programındaki açıklamaları nedeniyle iddianame düzenlendi ve her iki gazeteci için ayrı ayrı 14 yıl 10 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Soruşturmada, Ağırel ve Saymaz’ın programda somut bilgi ve belgeyle desteklenmeyen iddiaları kamuoyuna aktardığı, bu ifadelerle Bolat’ı fon soruşturmasıyla ilişkilendirerek onur, şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürüldü. Açıklamaların kamuoyunda kamu görevlilerinin nüfuzlarını kullanarak hukuka aykırı işlemler yaptığı ve haksız menfaat elde ettiği yönünde algı oluşturabilecek nitelikte olduğu değerlendirildi.
İddianamede Bolat’ın Hedef Yatırım Portföy bünyesindeki kira sertifikası yatırımına ilişkin bilgilerin kişisel veri ve müşteri sırrı kapsamında olduğu belirtildi. Bu bilgilerin televizyon programında açıklanmasıyla kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi suçunun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunduğu ifade edildi.
Savcılık, aynı zamanda söz konusu açıklamanın ticari sır veya müşteri sırrını açıklama suçunu da oluşturduğunu, ancak iki suçun aynı eylem kapsamında işlendiğini belirterek şüphelilerin daha ağır cezayı gerektiren kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi suçundan cezalandırılmasını talep etti.
İddianamede Murat Ağırel ve İsmail Saymaz’ın “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret”, “iftira”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ile “ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri açıklama” suçlarından ayrı ayrı 14 yıl 10 aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
İddianameyle birlikte gazetecilik faaliyeti kapsamında yapılan açıklamalar ve kişisel veri ile ticari sır kapsamındaki bilgilerin paylaşımı arasındaki sınırların tartışılması hukuki sürecin odak noktasına yerleşti. Savcılığın şikayet ve eldeki delil değerlendirmesi sonucunda daha ağır cezayı gerektiren suçtan sorumluluk talep etmesi, soruşturmanın kişisel veriler ve müşteri sırları ekseninde ilerlediğini gösteriyor. Bu durum, ilgili konuşma ve yayınlarda destekleyici belge sunmanın önemini öne çıkarıyor.
Kaynak: İHA