Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Herzog, seçim sonuçlarını açıkladı; hükümet kurma sürecini resmen başlatarak koalisyon görüşmelerine ve görev paylaşımına zemin hazırladı.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 27 Ekim’de düzenlenen genel seçimlerin resmi sonuçlarını aldı ve Knesset’teki partilerle yeni hükümetin kurulmasına yönelik istişare sürecini başlattı. Merkezi Seçim Komitesi Başkanı Yargıç Noam Sohlberg’in sonuçları sunmasının ardından Cumhurbaşkanlığı Konutu’nda açıklama yapan Herzog, seçim sürecinde Arap toplumuna yönelik kullanılan söylemlere tepki gösterdi.
Herzog, Arap toplumunun soruşturmalar üzerinden hedef gösterilmemesi gerektiğini vurguladı ve son dönemde duyulan kaba ve ırkçı söylemleri kınadığını belirtti. Seçimlerle ilgili usulsüzlük ve dış müdahale iddialarına değinen Cumhurbaşkanı, Shin Bet, İsrail polisi ve diğer güvenlik güçlerinin çalışmalarına tam güven duyduğunu ifade etti.
Herzog, Knesset’teki bazı siyasi grupların seçim kampanyası sırasında verdikleri tüm söz ve vaatleri yerine getiremeyeceklerini anlamaları gerektiğini söyleyerek aksi halde ülkenin yeniden seçime gitme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Seçimlerin ardından net bir kazananın ortaya çıkmadığı mevcut tabloya çözüm getirilmesi için özgün ve üretken öneriler ile cesaret ve iyi niyet beklediğini ifade etti.
Açıklamanın ardından Cumhurbaşkanı, yeni başbakanın belirlenmesine yönelik istişare sürecini başlattı ve parlamentodaki parti ve grupların temsilcileriyle bir araya gelerek hangi başbakan adayını önerdiklerini öğrenecek.
27 Ekim seçimlerinde Binyamin Netanyahu liderliğindeki blok Knesset’te 53 sandalye kazanırken, Gadi Eisenkot ile aynı çizgideki partiler 48 sandalye elde etti. Arapları temsil eden partiler sandalye sayılarını yaklaşık iki katına çıkararak 19 sandalyeye ulaştı. Hem Netanyahu hem de Gadi Eisenkot seçim öncesinde bu partilerle iş birliği yapmayacaklarını açıklamıştı.
Seçim sonuçlarının net bir çoğunluk sunmaması, hükümet kurma sürecini Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla uzlaştırma ve müzakere hattına taşımıştır. Herzog’un vurguladığı güvenlik kurumlarına güven beyanı ve Arap toplumuna yönelik söylemlere karşı uyarısı, siyasi aktörlere hem toplumsal istikrarı hem de kurumsal güveni gözetme çağrısı niteliğindedir. Partilerin Arap partileriyle iş birliği yapmama tutumu, parlamentoda dengeyi belirleyen aktörlerin rolünü ön plana çıkarmakta ve olası koalisyon görüşmelerini daha karmaşık hale getirmektedir.
Kaynak: İHA