Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Eti Bakır 2025 raporu: İklim ve doğa risklerine karşı entegre, sürdürülebilir çözüm ve uygulama planları sunuyor.
Eti Bakır, 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemine ait veriler temel alınarak hazırladığı İklim ve Doğa Bağlantılı Risk ve Fırsat Değerlendirme Raporu’nu yayımladı. Rapor, şirketin Samsun, Mazıdağı, Küre, Adıyaman, Siirt, Murgul, Cerattepe ve İzmir olmak üzere sekiz işletmesini kapsıyor ve madencilik ile metal üretim süreçlerinin iklim ve doğa kaynaklı risklere karşı dayanıklılığını değerlendirmeyi amaçlıyor.
Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, raporun entegre yaklaşımını doğayla uyumlu üretim modelinin bir yansıması olarak tanımladı ve COP31’in Türkiye’de düzenlenmesinin iklim değişikliğiyle mücadelede somut uygulamalara dikkat çekme açısından önemli olduğunu belirtti. Şirket, iklimle mücadeleyi kaynak verimliliği, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji kullanımı, su kaynaklarının korunması ve doğal yaşamın desteklenmesi boyutlarıyla ele alıyor.
Rapor, entegre üretim modelinin Küre-Mazıdağı-Samsun arasındaki üretim zincirinde nasıl işlediğini örnekliyor. Bir işletmede ortaya çıkan malzemenin diğer tesislerde hammadde olarak değerlendirilmesi doğal kaynak kullanımını azaltıyor ve döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisi’nde metal içeren artık ürünler ve proseslerden ortaya çıkan kükürt dioksit entegre model içinde değerlendiriliyor; bu sayede katot bakır, sülfürik asit, fosforik asit ve gübre üretiminde kullanım sağlanıyor. Tesiste yıllık yaklaşık 5 bin 919 ton bakır ve 680 bin ton sülfürik asit geri kazanılıyor.
Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri’nde yılda yaklaşık 500 bin ton ikincil hammadde geri kazanılıyor ve böylece 54,4 hektarlık yeni madencilik alanı ihtiyacı ortadan kalkıyor. Tesis aynı zamanda yılda yaklaşık 528 bin ton ithalat ikamesi sağlayan gübre üretiyor. Yenilenebilir elektrik kullanımıyla tesis yılda 85.809 MWh elektrik üretimi sağlıyor ve 53.562 ton karbon emisyonunun önlenmesine katkı sağlıyor; bu miktar her yıl yaklaşık 11 bin 600 binek aracın ürettiği karbon emisyonuna denk düşüyor.
Cerattepe İşletmesi’nde kullanılan teleferik sistemi karayolu taşımacılığı ihtiyacını azaltarak yılda yaklaşık 1 milyon litre yakıt tasarrufu ve buna bağlı emisyonların önlenmesine katkı sağlıyor. Bu engellenen yakıt miktarı bir binek aracın dünyanın çevresini 300’den fazla kez dönmesine denk gelen bir hacim oluşturuyor. Murgul İşletmesi’nde yenilenebilir elektrik kullanımıyla 29 bin 877 ton karbon emisyonunun önlenmesine katkı sağlanırken, rehabilitasyon çalışmaları kapsamında 2006 yılından bu yana 1 milyon metrekarenin üzerinde alan yeniden doğaya kazandırıldı ve 815 binden fazla fidan dikildi.
Küre İşletmesi’nde proses suyunun yaklaşık yüzde 92’si geri kazanılarak yeniden kullanılıyor. Ayrıca yılda yaklaşık 250 bin ton pirit atığının geri kazanılması yeni birincil madencilik faaliyetleri ve ilave atık depolama altyapısı ihtiyacını azaltıyor. Eti Bakır’ın raporunda tesisler genelinde kapalı devre proses suyu sistemlerinin yaygınlaştırıldığı ve işletmelere göre yüzde 80 ila yüzde 95 seviyelerinde su geri kazanım oranlarına ulaşıldığı belirtildi.
Eti Bakır’ın yayımladığı rapor, şirketin üretim zincirinde atıkların hammaddeye dönüştürülmesi ve su ile enerji geri kazanımı uygulamaları üzerinden operasyonel sürdürülebilirliği öne çıkardığını gösteriyor. Entegre üretim modeli, tesisler arası malzeme dönüşümüyle yeni alan açılmasını ve ithalat bağımlılığını azaltırken, yenilenebilir enerji kullanımı ve su geri kazanımı ölçülebilir emisyon ve kaynak tasarrufları sağlıyor. Teleferik gibi lojistik önlemler ile yakıt tüketimi azaltımı operasyonel emisyon azaltımına doğrudan katkı veriyor. Rehabilitasyon ve ağaçlandırma çalışmaları ise uzun vadeli doğa destekleme ve alan geri kazanımını vurguluyor.
Kaynak: İHA