Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda Filistin davasını güçlü ve kararlı bir üslupla uluslararası arenada savunmaya devam edecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu oturumunda, Filistin Devleti Başkanı Mahmud Abbas’ın iki yıldır salonda yer alamadığını belirterek, Türkiye’nin özgür ve egemen Filistin Devleti’nin sesi olmaya devam edeceğini açıkladı.
Erdoğan konuşmasına Genel Kurulun insanlık için hayırlı olmasını dileyerek başladı ve Genel Kurul Başkanlığı görevini tamamlayan Annalena Baerbock’a teşekkür etti, görevi devralan Khalilur Rahman’a başarı dileklerini iletti. Yaklaşık 10 yıldır BM Genel Sekreterliği görevini yürüten Antonio Guterres’e de çabalarından dolayı teşekkür etti.
Filistin Devleti’nin resmen tanındığını vurgulayan Erdoğan, Mahmud Abbas’ın üst üste iki yıldır bu salonda bulunamamasının Filistinliler açısından haksızlık olduğunu ve bunun vicdanları yaraladığını söyledi. Erdoğan, Sayın Abbas burada olmasa da Türkiye’nin geçen yıl olduğu gibi bu kürsüden Filistin halkının mücadelesini dünyaya duyurmaya devam edeceğini ifade etti ve Filistin Devleti’ni tanımayan ülkeleri kararlarını gözden geçirmeye davet etti.
Erdoğan, 26 Haziran 1945’te imzalanan Birleşmiş Milletler Antlaşması’nda yer alan taahhütleri hatırlatarak, 81 yılı aşkın süredir insanlığın o güçlü iradenin hayat bulacağı günleri beklediğini söyledi.
Geride kalan 12 ay içinde 60’ı aşkın çatışma ve savaş yaşandığını, Gazze’den Ukrayna ve Rusya’ya, Myanmar’dan Darfur’a kadar 250 bin kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Gazze’de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kişinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini, halkın hâlen yıkıntılar altında sevdiklerini aradığını söyledi.
Erdoğan, Gazze’de hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70’inden fazlasının hizmet veremediğini, bölgenin yüksek çocuk ampute oranına sahip olduğunu ve Gazze’nin çağımızın en insanlık dışı temerküz kampı olduğunu kaydetti. Ateşkes sonrasında bile katledilenlerin sayısının bin 500’ü aştığını aktardı. Ayrıca Batı Şeria’da yerleşimci terörünün ağır bir dönem yaşandığını ifade etti.
Kudüs’te kutsal mekanlara erişimin engellendiğini, UNRWA’ya yönelik tehditlerin bulunduğunu söyleyen Erdoğan, karşılarında soykırımcı bir zihniyet olduğunu belirtti ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın barış ve güvenliği koruma görevini icra etmede zorluklar yaşadığını dile getirdi.
Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkanlar; Mahmud Abbas’ın Genel Kurul’da iki yıldır bulunamaması, Türkiye’nin Filistin Devleti’nin sesini dünya kürsüsünde sürdürme taahhüdü, Gazze’deki sivil kayıplar ve altyapı sıkıntıları ile Birleşmiş Milletler’e yönelik eleştiriler olarak özetlenebilir. Konuşma, Filistin meselesine uluslararası dikkat çekilmesini ve BM mekanizmalarının işlevselliğine dair eleştirel bir değerlendirmeyi içeriyor.
Kaynak: İHA