Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Destici: Yazıcıoğlu soruşturmasında kusur ve kast netleşecek; adaletin sağlanması için eksiksiz ve şeffaf bir süreç yürütülecek.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas Gazeteciler Cemiyeti ziyaretinde Muhsin Yazıcıoğlu davasında dün yaşanan tutuklama kararlarını değerlendirdi. Destici, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayı Ankara’ya göndermesinin kritik bir aşama olduğunu, Ankara’daki geniş soruşturma sürecinin sonuç vereceğini ve kusuru ile kastı olanların mutlaka gün yüzüne çıkacağını söyledi.
Destici, 12 Haziran ve 13 Temmuz dalga operasyonlarından sonra 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini; ikisinin yurtdışında, ikisinin ise tutuklu olması nedeniyle 25 kişinin gözaltına alındığını aktardı. Dört günlük soruşturma sonucu 19 kişinin tutuklandığını, 8 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiğini belirtti.
Helikopter kazasına ilişkin olarak radar kayıtları ve hava kuvvetlerinden gelen bilgilerin takip uçaklarının varlığını doğruladığını ifade eden Destici, karbonmonoksit şüphesi, adli tıp raporlarındaki farklılıklar, o dönemde emniyet istihbarat şube müdürünün gönderdiği fakslar ve radar arızaları gibi bulguların bir örgüt şüphesini güçlendirdiğini kaydetti.
Haklarında işlem yapılan bazı kişilerin daha önce de tutuklandığını, ancak o dönem tanıklık etmediklerini ve iki kez takipsizlik kararı verildiğini hatırlatan Destici, bunun ihmal ve ciddiyetsizliği gösterdiğini söyledi. Bugünkü işlemlerin ise güçlü bir iradeyle yürütüldüğünü ve dosyanın ayrıntılı şekilde soruşturulduğunu vurguladı.
Adalet Bakanlığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki tecrübeli başsavcı vekili ve iki savcının dosyayı takip ettiğini, faili meçhul vakaları araştırma komisyonunun da çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Destici, Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanının konudaki hassasiyetine değindi.
Yazıcıoğlu davasında son tutuklamalar, yalnızca bir ceza süreci değil aynı zamanda kamu vicdanının yeniden tesisine dönük bir adım olarak okunmalı. Resmi kurumların soruşturmaya geniş çaplı dahil olması, hukuki sürecin şeffaflık beklentisini artırırken siyasal ve toplumsal güven üzerinde de bir sınav başlatıyor. Eğer süreç hakikat arayışına hizmet ederse, benzer faili meçhul olaylarda soruşturma mekanizmalarının güçlenmesi ve kurumların hesap verebilirliğinin artması beklenir.
Aksi halde uzun süren soruşturmalar ve tekrar eden takipsizlik kararları, vatandaşta adalete ilişkin kuşkuları derinleştirebilir. Bu nedenle süreçte zamanında ve açık iletişim, adli bulguların bağımsız değerlendirilmesi ve mağdur yakınlarının bilgilendirilmesi önem taşıyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)