Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Burdur’daki 51 kişilik imar yolsuzluğu davasının ilk duruşması yapıldı; iddialar, savunmalar ve soruşturmanın seyrine ilişkin gelişmeler.
Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın imar planı değişiklikleri ve yapı ruhsatlarına ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında, aralarında eski Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya, mevcut Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ve AK Parti İl Başkanı Mustafa Özboyacı’nın da olduğu 51 sanığın “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılanmasına ilişkin iddianamenin kabul edilmesinin ardından ilk duruşma görüldü. Mahkeme, dosyada eksiklikler bulunması ve yeni bilirkişi raporu alınması gerekçesiyle duruşmayı erteledi.
İddianamede; imar müdürlüğü personeli, mühendisler, teknik görevliler ve belediye meclis üyelerinin yer aldığı toplam 51 kişi hakkında TCK 257 ve TCK 43/1 maddeleri uyarınca 6 aydan 3 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Dosyada iki sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi, geri kalan 49 sanık hakkında dava açıldı ve iddianame Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
İçişleri Bakanlığı’nın 22 Ocak 2024 tarihli ön inceleme raporunda, parselasyon planı ve tapu tescili şartına rağmen bazı parsele yapı ruhsatı verildiği ve meclis kararlarında mevzuata aykırı değişiklikler lehine oy kullanıldığı belirtildi. Bakanlık raporu, soruşturma izni verilmesini tavsiye etti.
Duruşmada sanıklar tek tek dinlendi; çoğu suçlamaları reddetti. Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ve dört sanık mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı. Mahkeme, aralarında Mustafa Özboyacı ve Sebahattin Akkaya’nın bulunduğu 22 sanık için suç tarihleri gözetilerek zaman aşımı değerlendirmesi yapılmasına karar verdi.
Bu dava, yerel yönetimlerin imar süreçlerindeki şeffaflık ve hukuka uygunluk tartışmasını yeniden alevlendiriyor. Belediyelerin yetki ve uygulamalarında oluşabilecek usulsüzlük iddiaları, hem yatırımcı güvenini hem de yerel gayrimenkul piyasasını etkileyebilir; uzun sürecek yargılama süreçleri ise belediye projelerinin hızını ve kent planlaması kararlarını dolaylı olarak yavaşlatabilir.
Ayrıca siyasi aktörlerin davaya dahil olması, yerel siyasette güven bunalımını tetikleyebilir ve partiler arası hesaplaşmaların mahkeme sürecine yansımasına yol açabilir. Zaman aşımı kararları ve bilirkişi eksikliği gibi süreçsel konular davanın seyrini belirleyecek önemli unsurlar olarak öne çıkıyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)