Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Binance’e yapılan 6,3 milyar dolarlık saldırının ayrıntıları, müdahaleler ve güvenlik sorgulamaları hakkında güncel ve özet bilgi.
Binance, 29 Ekim’de gerçekleşen ve yaklaşık 6,36 milyar dolar değerinde kripto varlığın uygunsuz şekilde çekilmesiyle sonuçlanan siber saldırının merkezinde yer aldı. Saldırının zincir üstü veriler ve analiz şirketlerinin bulgularına göre hızlı ve çoklu blockchain ağlarına yayılan bir operasyon olduğu ortaya çıktı; saldırganlar hem büyük ölçekli transferleri kısa sürede gerçekleştirdi hem de borsanın olağan güvenlik süreçlerini atlatmayı başardı.
Olayın ilk sinyalleri blockchain analiz firmalarının raporlarına göre saldırı, saldırganların en az 36 saat önceden hazırlık yapmasıyla başladı. İlk büyük transferler yalnızca dakikalar içinde tamamlandı ve farklı ağlardaki sıcak cüzdanlardan milyarlarca dolar değerinde varlık çıkarıldı. Bu süreç, Binance’in erişim kontrolleri, işlem onay mekanizmaları ve cüzdan yönetim uygulamalarına ilişkin ciddi soru işaretleri uyandırdı.
İlk büyük nakiller 29 Ekim’de Türkiye saatiyle yaklaşık 23:05’te başladı; saldırganlar önce XRP, ardından Solana, Bitcoin, Tron ve Ethereum gibi ağlara yöneldi. Sadece Bitcoin tarafında 18.270 BTC, Ethereum üzerinde ise yaklaşık 3,8 milyar dolarlık varlık saldırganların kontrolüne geçti. Analiz firmalarının kapsam farklarına rağmen ortak sonuç aynıydı: Binance’e ait birçok sıcak cüzdan kısa sürede hedef alındı ve büyük miktarda varlık çekildi.
Binance’in ilk değerlendirmesi, olayın bir DevOps mühendisinin dizüstü bilgisayarının ele geçirilmesiyle başlayabileceğini işaret etti; ancak ilerleyen açıklamalar başka ihlal noktalarının da bulunabileceğini gösterdi. TRM Labs, Bitquery ve Elliptic’in analizleri, saldırganların Binance’in işlem imzalama altyapısını kullanarak geçerli transfer emirleri üretebildiğine işaret etti. Başka bir deyişle saldırganların blockchain ağlarının kriptografik güvenliğini kırması gerekmedi; şirket içindeki yetkilendirme ve işlem onaylama zincirleri hijackedildi.
Ethereum’daki kritik vektör TRM Labs ve Elliptic, Ethereum üzerinde kullanılan EIP-7702 benzeri yetkilendirme mekanizmalarının suistimal edildiğini belirtti. Saldırganlar, Binance sıcak cüzdanı için 50 ayrı geçerli yetkilendirme oluşturarak tek seferde yaklaşık 2,53 milyar dolar değerinde transfer gerçekleştirdi. Bu yetkilendirmeler saatler boyunca aktif kaldı ve cüzdana sonradan gelen varlıkların bir kısmı da çekildi.
Saldırının ardından stablecoin ihraççıları hızlı adımlar attı; Tether yaklaşık 1,76 milyar USDT’yi, Circle ise yaklaşık 823 milyon USDC’yi dondurdu. Binance saldırı sonrasında yaklaşık 3 milyar dolarlık varlığın dondurulduğunu bildirirken, bazı analiz firmaları 2,85 milyar dolara yakın bir dondurma veya güvence altına alma tutarı raporladı. Buna rağmen saldırganlar, dondurma işlemleri tamamlanmadan önce yüz milyonlarca dolarlık stablecoin’i ETH, TRX gibi varlıklara dönüştürmeyi başardı.
FBI, 31 Ekim’de saldırının ardında Kuzey Kore bağlantılı TraderTraitor grubunun olabileceğini öne sürdü; aynı grubun 2025’te Bybit’e yapılan 1,46 milyar dolarlık saldırıyla ilişkilendirildiği biliniyordu. TRM Labs ve Elliptic de FBI’ın açıklamasından önce benzer bağlantılara işaret eden bulgular paylaştı. Bu iddialar, aynı saldırgan profillerinin büyük borsalara yönelik tekrarlayan operasyonlar düzenleyip düzenlemediği tartışmasını tekrar alevlendirdi.
Her ne kadar büyük kısmı dondurulmuş olsa da analizlere göre saldırganların hâlâ önemli miktarda varlık üzerinde kontrolü bulunuyor; Bitquery’nin verilerinde 31 Ekim itibarıyla yaklaşık 3,1 milyar dolar saldırgan adreslerinde tespit edildi. Saldırganların varlıkları dağıtma ve merkeziyetsiz finans (DeFi) uygulamaları üzerinden dönüştürme çabaları, bazı kayıplara yol açsa da (Bitquery yaklaşık 119 milyon dolar piyasa kaybı hesapladı) bu, toplam çalınanın yanında sınırlı bir etki olarak kaldı.
Binance, saldırı sonrası kullanıcı kayıplarını kendi kaynaklarıyla karşılayacağını açıkladı; şirket SAFU güvenlik fonu, vadeli işlem sigorta fonunun kullanılabilir rezervleri ve şirket kasasını devreye aldı. Binance 31 Ekim’de SAFU’dan aktarılan bölümün yeniden tamamlanacağını ve ilgili fon büyüklüğünün yaklaşık 1 milyar dolara çıkarılacağını taahhüt etti. Ancak bu müdahaleler şirketin güvenlik zafiyetlerini ortadan kaldırmıyor; varlıkların yeniden sağlanması, saldırının nasıl mümkün olduğuna dair temel soru işaretlerini gidermiyor.
1 Kasım’da Binance, kayıpların yaklaşık %95’inin karşılandığını bildirdi; belirli tokenlar için kullanıcı bakiyelerinin %100 oranında karşılandığı açıklandı. Ancak şirketin belirttiği %95 oranı, çalınan varlıkların saldırganlardan geri alındığı anlamına gelmiyor; büyük ölçüde Binance’in kendi kaynaklarıyla kullanıcıların bakiye açıklarını kapattığı anlaşılıyor. Ayrıca teknik ayrıntıların tamamı hâlâ paylaşılmadı; Binance kapsamlı bir teknik rapor yayımlayacağını ve soruşturma tamamlandığında daha fazla bilgi vereceğini duyurdu.
Sonuç olarak, dünyanın en büyük kripto para borsasında milyarlarca dolarlık varlığın kısa sürede ve çoklu zincirlere yayılarak transfer edilebilmesi, iç erişim yetkilendirmeleri, işlem onay süreçleri ve risk yönetimi mekanizmalarının yeterliliğini yeniden sorgulatıyor. Binance’in varlıkları kullanıcılar için yerine koyması önemli olsa da, olayın kök nedenlerine dair kapsamlı teknik açıklamalar yapılana dek güvenlik endişeleri devam edecek.