Ankilozan spondilitte erken tanı ve bütüncül tedavi vurgusu

Ankilozan spondilitte erken tanı, multidisipliner yaklaşım ve kişiye özel tedavi stratejileriyle yaşam kalitesini artırma yolları.

Ankilozan spondilitte erken tanı ve bütüncül tedavi vurgusu
Yayınlama: 09.10.2026
A+
A-

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, ankilozan spondilit tedavisinde erken tanı ve kişiye özel bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çekti ve inflamasyonun kontrol altına alınmasının, hastalığın ilerlemesinin önlenmesi ile omurga hareketliliğinin korunması açısından belirleyici olduğunu söyledi.

Prof. Dr. İrfan Koca, ankilozan spondilitin omurga ve sakroiliak eklemleri etkileyen kronik bir romatizmal hastalık olduğunu, genellikle genç yaşlarda başladığını ve sabah tutukluğu, gece artan bel ağrısı ile hareket kısıtlılığı biçiminde kendini gösterdiğini belirtti. İlerleyen dönemlerde omurgada kalıcı sertlik, hareket kısıtlılığı ve duruş bozuklukları oluşabileceğini ifade etti.

Tedavi yaklaşımında medikal tedavi ile egzersizin birlikte yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koca, öncelikle nonsteroid antiinflamatuar ilaçların kullanıldığını; hastalığın tutulum şekline ve aktivitesine göre periferik eklem tutulumu bulunan hastalarda DMARD, gerekli durumlarda biyolojik ve hedefe yönelik tedavilerin uygulanabildiğini anlattı.

Prof. Dr. İrfan Koca, düzenli egzersiz, fizik tedavi, postür ve solunum çalışmalarının omurga hareketliliğinin korunması ve fonksiyonel kapasitenin artırılmasında önemli rol oynadığını belirtti.

Prof. Dr. İrfan Koca, nöral terapi, akupunktur, kuru iğneleme, uygun manuel terapi teknikleri ve ozon tedavisi gibi tamamlayıcı uygulamaların, hastanın klinik özelliklerine göre medikal tedavi ve rehabilitasyon programına destekleyici olarak dahil edilebileceğini söyledi. Bu yöntemlerin ağrı modülasyonu, otonom sinir sistemi, nöroimmün etkileşimler ve inflamatuar yanıtla ilişkili mekanizmalar üzerindeki etkilerinin bilimsel açıdan ilgi gördüğünü, uygun hasta seçimiyle ağrı kontrolü, hareket kabiliyeti ve fonksiyonel iyileşme desteklenebileceğini ancak bu uygulamaların hastalığın ilerlemesini yavaşlattığına ilişkin yeterli klinik kanıt bulunmadığını ifade etti.

Bağırsak sağlığı ve beslenmenin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. İrfan Koca, bağırsak mikrobiyotası ile bağışıklık sistemi arasındaki etkileşimin hastalığın gelişiminde önemli rol oynayabildiğini, bu nedenle gastrointestinal sistemin değerlendirilmesi, Akdeniz tipi beslenme, kişiye özel diyet düzenlemeleri ve uygun hastalarda güvenliği değerlendirilmiş fitoterapötik desteklerin bütüncül yaklaşım kapsamında ele alınabileceğini söyledi.

Prof. Dr. İrfan Koca, ankilozan spondilitte temel hedefin inflamasyonu kontrol altına almak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve kalıcı fonksiyon kayıplarını önlemek olduğunu; erken tanı, etkili medikal tedavi, düzenli egzersiz ve kişiye özel rehabilitasyon programlarıyla hastaların uzun yıllar aktif ve kaliteli bir yaşam sürdürebileceğini belirterek sözlerini tamamladı.

Liberal TR Haber Analizi: Bu Gelişme Ne Anlama Geliyor?

Prof. Dr. İrfan Koca’nın açıklamaları, ankilozan spondilit yönetiminde klasik medikal yaklaşımların yanı sıra rehabilitasyon ve tamamlayıcı uygulamaların entegre edilmesinin önemini ortaya koyuyor. Erken tanı ve inflamasyon kontrolü vurgusu, uzun vadeli fonksiyon korunumu ile yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik stratejilerin merkezinde yer alıyor. Tamamlayıcı tedavilerin destekleyici rolü ve bağırsak sağlığına dikkat çekilmesi, hasta yönetiminde multidisipliner değerlendirme gerekliliğine işaret ediyor.

Hızlı Bakış: Bilmeniz Gerekenler

  • Ankilozan spondilit omurga ve sakroiliak eklemleri etkileyen kronik bir romatizmal hastalıktır.
  • Erken tanı ve inflamasyonun kontrol altına alınması hastalığın ilerlemesini yavaşlatmada kritiktir.
  • Nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar tedavinin temelini oluşturur ve gerektiğinde DMARD ile biyolojik tedaviler uygulanır.
  • Düzenli egzersiz, fizik tedavi, postür ve solunum çalışmaları omurga hareketliliğini korumada önemlidir.
  • Nöral terapi, akupunktur, kuru iğneleme, manuel terapi ve ozon tedavisi gibi tamamlayıcı uygulamalar destekleyici olarak kullanılabilir ancak hastalığın ilerlemesini yavaşlattığına dair yeterli kanıt yoktur.
  • Bağırsak mikrobiyotası ve beslenme düzenlemeleri bütüncül tedavi yaklaşımında dikkate alınmalıdır.

Kaynak: İHA

Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri, objektif ve ilkeli bir bakış açısıyla okuyucuya ulaştıran dijital haber platformu. Liberal TR Haber Merkezi.
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.