Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
“Bâtıl” ve “Butlân”…
Bu iki kelime, bugün Türkiye’nin içine sürüklendiği tabloyu anlatmaya yetiyor.
Bâtıl… Hakikatten kopuş.
Butlân… Hükümsüzlük. Meşruiyetin aşınması.
Türkiye’de siyaset tam da bu kırılmanın içinde ilerliyor. Bu ülkede siyaset artık çözüm üretme değil, varlığını sürdürme alanına dönüşmüş durumda.
İnsanlar görevleriyle değil, koltuklarıyla özdeşleşiyor. Sahneden çekilince sadece yetkilerini değil; etkilerini, çevrelerini ve görünürlüklerini de kaybedeceklerini düşünüyorlar.
Bu yüzden Türkiye’de siyasetten emekli olmak çok zor.
Toplum artık başka bir şey arıyor. Özellikle genç kuşaklar. Aynı isimleri görmekten, aynı krizlerden, aynı iç kavgalardan yoruldu.
Türkiye gençleşirken siyasetin yaşlanması artık biyolojik değil; zihni bir bıkkınlığa dönüştü. Bunun bedelini ülkece ödüyoruz.
Hukuka olan güven azalıyor. Ekonomik kriz derinleşiyor. Gençler gelecek planlarını başka ülkelerde kuruyor.
Vatandaş çözüm beklerken, siyaset kendi iç hesaplaşmalarına gömülüyor.
Toplum geleceğe dair inancını yitirdi. “Duvara toslamak” tam olarak budur işte. Geçmişte yaşayanlar ve ders almayanlar geleceği inşa edemez.
Bir ülkeyi ayakta tutan şey; adalet, hukuk, demokrasi ve liyakattir.
Yorumu sizlere bırakıyorum…
"Bâtıl" ve "Butlân"…
— Sırrı Er (@konusmasanati) June 16, 2026
Bu iki kelime bugün Türkiye’nin içine sürüklendiği tabloyu anlatmaya yetiyor.
Bâtıl… Hakîkatten kopuş.
Butlân… Hükümsüzlük. Meşrûiyetin aşınması.
Türkiye’de siyâset tam da bu kırılmanın içinde ilerliyor. Bu ülkede siyâset artık çözüm üretme değil;… pic.twitter.com/h1XZVT5rGg