İran’dan fırlatılan füzeler bir savaş ilanı değil, Türkiye’yi bölgedeki kaosa çekmeyi amaçlayan stratejik bir tuzaktır. ABD’nin Venezuela petrolüyle enerji bağımsızlığını kazanması, Petrodolar’dan sapan Körfez ülkelerini cezalandırmasının önünü açmıştır. Bölgeden kaçan devasa sermayenin tek güvenli limanı olan Türkiye, bu füzelerle güvensizleştirilmek ve NATO’yu meşrulaştıracak bir piyon haline getirilmek istenmektedir. Türkiye’nin en büyük gücü, savaşa girmeyerek “güvenli kapı” imajını korumasıdır.
Türkiye’ye İran’dan 2 balistik füze fırlatıldı.
Herkes “Türkiye de İran’ı vursun” diyor.
Size öyle bilgiler anlatacağım ki o füzeleri kimin ateşlediğini sorgulayacaksınız.
Anlatıyorum…
Hamaney öldürüldüğünde ne oldu hatırlayın.
Tüm dünya aynı soruyu sordu: “Hamaney’in yeri nasıl tespit edildi?”
Cevap ortaya çıktı. En yakınındaki kişi casustu. Mossad ajanıydı.
Tüm dünya İran’da Mossad’ın ne kadar aktif olduğunu biliyor. İran’ın en korumalı adamının yanında ajan varsa İran ordusunun her kademesinde de var.
Şimdi kendinize şu soruyu sorun.
Bu savaş ortamında Türkiye’ye füze ateşleyen kişilerin Mossad ajanı olmama ihtimali nedir?
İran’ın Türkiye’ye füze atma amacı ne? Türkiye İran’a saldırmadı. Savaşın dışında kaldı.
O zaman kim ister Türkiye’nin savaşa girmesini?
Anlatıyorum…
Cevap için önce büyük resme bakın.
3 Ocak 2026’da ABD Venezuela’ya operasyon düzenledi. Maduro yakalandı.
Venezuela dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervine sahip. Suudi Arabistan’dan bile fazla.
Venezuela petrolü ağır ham petrol. ABD’nin rafinerileri 50 yıldır tam olarak bu petrolü işlemek için tasarlanmış. CITGO, Valero, Marathon, Phillips 66: hepsi bu petrole uyumlu.
ABD Venezuela petrolünü ele geçirdikten sonra denklem değişti.
2024’te ABD petrol ithalatının sadece %8’i Ortadoğu’dandı. Venezuela devreye girince bu oran sıfıra yaklaşacak.
ABD artık Ortadoğu petrolüne muhtaç değil.
Peki Ortadoğu ülkeleri ne yapmıştı?
PETRODOLARDAN SAPTILAR
1974’ten beri dünyada petrol sadece dolarla alınıp satılıyor. Bu sistem 50 yıldır ABD’nin gücünün temeli.
2023’te Suudi Arabistan Çin’e yuan ile petrol satmaya başladı. 50 milyar yuanlık swap anlaşması imzalandı. İlk dijital yuan ile petrol ödemesi yapıldı.
2024’te Suudi Arabistan, BAE ve İran BRICS’e katıldı. SWIFT’e alternatif ödeme sistemlerine geçtiler.
10 yıl önce petrol ticaretinin neredeyse tamamı dolarla yapılıyordu. Bugün %20’si dolar dışı para birimiyle yapılıyor.
Bu ülkeler petrodolardan saptı.
2000’de aynı hatayı yapan Saddam’a ne olduğunu hatırlıyor musunuz?
ABD Irak’ı işgal etti. Saddam devrildi ve Petrodolar sistemi aynen devam etti. ABD kongre kayıtlarında bu bilgi mevcut.
Mesaj net: Petrodolar’a dokunan yanar.
Şimdi aynı olayı ABD’nin müttefikleri yapıyor. ABD onları direkt deviremez.
Ama artık onların petrolüne de muhtaç değil. Venezuela var.
O zaman ne yaptı?
ABD İran’ı vurdu. İran Körfez ülkelerini vurdu. ABD kendi vurmadan vurdurdu.
Sonuç:
Suudi Arabistan: Saudi Aramco’nun en büyük tesisi Ras Tanura yandı.
BAE: Veri merkezleri zarar gördü. Dubai Havalimanı vuruldu. Güvenli liman imajı çöktü. Emlak piyasası düştü.
Katar: Dünyanın en büyük LNG tesisi Ras Laffan kapandı.
Kuveyt: Havalimanı yakıt depoları yandı. Petrol ihracatı durdu.
Hürmüz boğazı kapandı. Ortadoğu’daki petrol zengini ülkeler çok büyük zorluk çekiyor.
Hepsinin ortak özelliği: Çin ile stratejik anlaşmalar imzalamışlardı. Petrodolardan sapmışlardı. Ve hepsi cezalandırılıyor.
Savaş güvensizlik demek. Güvensizlik sermayenin kaçması demek.
Dubai 20 yıldır “dünyanın güvenli limanı” diye pazarlandı. Tek bir drone’la o imaj çöktü.
Suudi Arabistan’ın enerji altyapısı zarar gördü.
Katar’ın LNG tesisi kapandı.
Bu ülkelerden sermaye kaçmaya başladı.
Ve bölgede tek güvenli kapı kaldı.
Türkiye.
Türkiye İran savaşında tek kurşun sıkmadı. Savaşa girmedi. Ortadoğu yanarken Türkiye’ye kimse dokunamadı. Tüm dünya bunu canlı canlı izledi.
Ortadoğu’dan kaçan sermaye Türkiye’ye akmalı.
Tam bu yüzden Türkiye’ye füze atıldı.
Bu sermayenin Türkiye’ye girmesini istemiyorlar.
Düşünün Dubai’den kaçan fonlar. Suudi’den kaçan yatırımcılar. Katar’dan kaçan şirketler. Trilyon dolarlık sermaye. Hepsi güvenli yer arıyor.
Türkiye güvenli kalırsa bu sermaye Türkiye’ye akar.
Ama Türkiye savaşa girerse ne olur? O da güvensiz olur. Sermaye Türkiye’ye de gelmez.
O zaman nereye gider?
ABD’ye.
Ortadoğu’nun tamamı güvensiz olursa dünyadaki tek güvenli liman ABD kalır.
Suudi’yi savaşa çektiler. BAE’nin imajını çökerttiler. Katar’ın altyapısını vurdular.
Şimdi sıra Türkiye’de.
Ama bir neden daha var.
Amerika bu savaşı tek başına başlattı. NATO’ya sormadı. Müttefiklerini devre dışı bıraktı.
Dünya ne diyor? “Amerika tek taraflı savaş açtı.”
NATO içindeki imajı zedelendi.
Peki Türkiye savaşa girerse ne olur?
Türkiye NATO üyesi. NATO’nun 5. maddesine göre. Bir ülkeye saldırı tüm NATO müttefiklerine saldırıdır.
Türkiye girerse Amerika’nın tek taraflı savaşı bir anda NATO operasyonuna dönüşür.
“Biz tek başımıza değiliz. NATO ile birlikte hareket ediyoruz” der.
Zedelenen imaj düzelir.
Türkiye’ye atılan füze iki amaca birden hizmet ediyor:
1- Sermayenin Türkiye’ye akmasını engellemek.
2- NATO’yu savaşa çekip Amerika’nın imajını düzeltmek.
Türkiye’ye atılan o 2 füze savaş ilanı değil. Provokasyon ve tuzak olduğunu düşünüyorum.
“Türkiye de girsin savaşa” diyenler ya tuzağı görmüyor ya da tuzağın parçası.
Türkiye’nin yapması gereken tek şey: Savaşa girmemek. Güvenli kalmak. Kapısını sermayeye açmak.
Şu an bölgenin en güvenli adresi Türkiye.
Sen bu konu hakkında ne düşünüyorsun?
Kaynak: Penguin X @ThePenguinBTC