Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Arayış, anlam itibarı ile bir şeyi bulma, bir amaca ulaşmadır. Çok anlam yüklenebilir ancak, bu zamanda yanlış idareden, adaletsizliklerden, zulümden, hukuksuzluklardan ve daha pek çok kötülükten kurtulmadır.
Bir yakınımı ziyaretimde ayrılırken bize “Tanrı dert de versin” derken biraz olumsuz düşünürdük. Sonradan, dert insanı arayışa zorlar. Hasta olursanız tabip ararsınız, kötülüğe karşı çare ararsınız derken, duanın anlamını bugün daha iyi anlıyoruz.
İnsan aklının karanlık yanları, düşüşleri, zaafları, hırsları, kinleri, yükselişleri; bunlardan kurtulma gayretleri ve çabalamaları, çılgınlıkları, adaletsizliğin, sefaletin, konforun himayesine aldığı zihinler, yokluğun getirdiği ihtiyaçlar, bu zorluklardan çıkmak için yanlış ve doğru tercihler, dine sığınmalar, güvenli liman aramalar, arınmak için çileye talip olma; hayatın insana sunduğu olgulardır. Ahlak ise bunlar karşısında insanın davranışlarıdır.
Dostoyevski, bir eserinde, “Aklını yitirmek üzereyken tutunduğu bir kurtarıcı dal göründüğünü” söyler. Şüphe ile inancın çatışmasının amaca giden yolu belirlemesi gibi…
İnsanı aklı ile anlamak, görünüşü ile ölçmek zordur ama yaptıkları ile değerlendirmek bilgiye dayanır. İnsan, kolektif vicdan ve kolektif sorumluluk almalıdır. İnsanı insan yapan da budur.
Adalet ile zulmün, sadakat ile ihanetin, rıza ile zorbalığın tercihinde insanın alacağı tavır önemlidir.
Hakikati bildiği halde saray sofrasının menülerine satılan zihinlerin karakterleri bellidir. Şahsi çıkarlarına uyarak rezilliği benimseyen döneklerin tercihi bellidir. Bunlarla meşguliyete emek harcamaya gerek yok.
Büyük ve değerli insanlar hayatın akışına yön verir, çıkarcılar da kirli despotların himayesine teslim olur.
Atatürk ve arkadaşları Cumhuriyeti kurarken batının pençesinden, doğunun penceresinden kurtarma kararlılığı; Gandhi‘nin Hindistan’ın kurtuluş mücadelesinin öncüsü olması; ABD’de siyahların özgürlüğü için mücadele eden Martin Luther King, arayışın kahramanlarıdır.
Eğer karamsar ve ümitsiz olsalardı amaca ulaşabilirler miydi? Olağanüstülük burada yatıyor.
Büyük ve arayışı düşünenlerin ortak noktası; ilkeleri, ülkesinin her alanda çöküşünü görerek mücadelesinde risk alan toplumsal meşru direnişin isyan ahlakıdır.
“Mağarada ışık yakmazsan gölgeyi gerçek sanırsın.” diyen Platon haksız mı?
Aydın düşünürler, vatanseverler, adalet isteyenler, ezilenler, zulüm görenler birleşerek demokratik usullerle keyfiliğe son verme arayışını akılla, bilimle sürdüreceğiz. Susmak yok.
Soygunlara, adaletsizliğe, hırsızlara göz yumanlar kirliğe hizmet etmiş olurlar.
Engeller, aşmak içindir. Dağ ne kadar yüksek olsa, yolu üstünden geçirecek olan arayışın namuslu insanlarıdır.
Halk egemendir, yönetici emanettir.
Emanete ihanet edenlere “dur” demek, emaneti korumaktır.
Haksızlığın olduğu yerde, arayışın sahiplerinin bulunması gereken tek yer; keyfi idarenin haksız yere hapsettiği siyasilerin, aydınların, sanatçıların, düşünürlerin, ezilenlerin ve mahallesiz insanların bulunduğu hapishanelerdir.
Bireyin haklarına gerçek saygının ifadesi budur.
Eylemin ve arayışın amacı olmalıdır. Eylemin iyi ya da kötülüğünü gayesi belirler.
Rantı haramzadelerin, kirlilerin, despotların paylaştığı; borçların ise halkın, emeklinin, mazlumun ve vatandaşların ödediği bir düzene karşı durmak insanidir, ahlakidir.
Dünyayı değiştirme filmlerini ekranlara yansıtanlar önce kendilerini değiştirsinler.
Ahlak maskesi ile ahlaksızlıklarını, adaletsizliklerini örtemesinler.
Adaleti bile tarafgirlik hukuku ile tayin eden zihinler sömürünün taşeronlarıdır.
İnanç, milliyetçilik, demokratlık ve dindarlık; adaletsizlikle, ahlaksızlıkla uyumlu olamaz.
Akıl, bilim, hukuk, demokrasi, ahlak; hukuk devletinin direkleridir. Arayış buradadır.
Hukukun üstünlüğünü, insan onurunu, yasallığı, adaleti, hürriyeti, üretimi, emeği ve ortak aklı esas alan bir idare arayışımızın birlikteliği bunun içindir.
22-07-2026
Kemal Albayrak