Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
YÖK Başkanı Özvar, üniversitelere terörsüz Türkiye hedefi ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Dokuz Eylül Üniversitesinin 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere İzmir’i ziyaret etti. Açılış töreninde konuşan Özvar, üniversitelerin Terörsüz Türkiye sürecine bilimsel çalışmalarla katkı sunması gerektiğini ve mesleki eğitimde başlatılan dönüşümün ülke geneline yaygınlaştırılacağını ifade etti.
Özvar, yapay zekânın bilgiye erişimi kökten değiştirdiğine dikkat çekti ve üniversitelerde yalnızca bilgi aktarmaya dayalı eğitim anlayışının yerini öğrencilere beceri, yetenek ve yetkinlik kazandıran yeni yöntemlerin alması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin bilimsel üretimdeki yükselişine işaret ederek yayın sayısı bakımından dünyanın 29’uncu sırasından 15’inci sırasına yükseldiğini dile getirdi.
Mesleki eğitimde İşletmede Mesleki Eğitim modelinin merkeze alındığını belirten Özvar, modelin ön lisans ve lisans programlarında en az bir yarıyıllık uygulama dönemi öngördüğünü, pilot uygulamanın Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara’yı kapsadığını ve yaklaşık 120 bin öğrencinin öğrenim gördüğü 185 mesleki ön lisans programını içerdiğini aktardı. Pilot sonuçlarına göre modelin ülke genelinde yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Özvar, Ege Bölgesi Sanayi Odası ile 9 Nisan 2026’da imzalanan iş birliği protokolüne atıfta bulunarak üniversiteler ile sektör arasındaki iş birliğinin önemini vurguladı. Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulları Projesi kapsamında 19 üniversite bünyesinde faaliyet gösteren 20 meslek yüksekokulundaki 105 programda 7 bini aşkın öğrencinin eğitim gördüğünü ve mezunların istihdam oranlarının yüzde 90’lara ulaştığını bildirdi.
Üniversitelerin bilgi tekeli büyük ölçüde kırıldığını söyleyen Özvar, bilginin toplumun bütün kesimlerine hızla yayıldığı bir dönemde öğretim elemanlarının rolünü ve derslerin içeriğini yeniden düşünmeleri gerektiğini, bilgi transferi döneminin kapandığını belirtti. Ders içeriklerinin ve öğretim yöntemlerinin öğrenci beceri ve yetkinliklerini geliştirecek şekilde yeniden ele alınmasının önemine dikkat çekti.
Yapay zekânın eğitimdeki etkisine değinen Özvar, öğretim elemanlarının ve öğrencilerin kullandıkları yapay zeka araçlarının sınırlarını, içeriğini ve güvenilirliğini değerlendirmesi gerektiğini, yapay zeka araçlarının sunduğu bilgilerin doğruluğunun sorgulanmasının önem taşıdığını ve üniversite yönetimlerine seminer düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Türkiye’nin bilimsel yayın sıralamasındaki ilerlemeye ilişkin olarak Özvar, makale ve derleme türündeki yayın sayısı bakımından 2002 yılında 29’uncu sırada olan Türkiye’nin bugün 15’inci sıraya yükseldiğini açıkladı. Q1 ve Q2 kategorisindeki dergilerde yayımlanan çalışmaların toplam yayınlar içindeki payının 2019’da yaklaşık yüzde 34 iken 2025’te yüzde 58’in üzerine çıktığını, araştırma üniversitelerinde bu oranın yüzde 79’a ulaştığını söyledi. 2026 yılı uluslararası üniversite sıralamalarında 6 Türk üniversitesinin ilk 500’e, bunlardan ikisinin ilk 300’e girdiğini ve 2027 yılına ilişkin bir başka sıralamada Türkiye’nin 124 üniversiteyle en fazla temsil edilen üçüncü ülke olduğunu hatırlattı.
Özvar, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü ziyaretinde Enstitü Müdürü Prof. Dr. Harun Özdaş’tan Piri Reis Araştırma Gemisi ile yürütülen çalışmalar ve Mavi Miras projesi kapsamında su altı kültür mirasının ileri teknoloji ve robotik sistemlerle haritalanması hakkında bilgi aldı. Özdaş proje kapsamında Osmanlı su altı kültür mirasına ilişkin coğrafi bilgi sistemi ve veri tabanı oluşturulduğunu belirtti.
Özvar’ın İzmir programı kapsamında Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde tanıtılan “Gazze’de Bir Gün” sergisi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ziyaretine ilişkin olarak üniversitelerde yürütülen akademik faaliyetler, bilimsel çalışmalar ve projeler hakkında bilgi aldığı bildirildi.
Erol Özvar’ın konuşmaları yükseköğretim politikasının önceliklerini ortaya koyuyor. Mesleki eğitimde uygulamalı öğrenme modelinin pilot aşamadan ulusal yaygınlığa taşınması hedefi, iş dünyası ile üniversiteler arasındaki bağları güçlendirerek öğrencilerin istihdam edilebilirliklerini artırmayı amaçlıyor. Yapay zekâ vurgusu ise akademik yapıların eğitim yöntemlerini gözden geçirmesini ve öğretim elemanlarının bu teknolojilerin güvenilir kullanımında rehberlik rolünü üstlenmesini önceliklendiriyor.
Kaynak: İHA