Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Yılmaz: Bağımlılıkla mücadele, iç güvenlik ve sürdürülebilir kalkınma için ulusal önceliklerin belirlenmesi ve uygulanması gerekliliğini vurguluyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TASAV tarafından düzenlenen “Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık” sempozyumunda bağımlılıkla mücadelenin sadece ailelerin sorunu olmadığını, aynı zamanda iç güvenlik ve genel kalkınma açısından da kritik bir konu olduğunu belirtti. Yılmaz konuşmasında hapishanelerdeki mahkûmların yaklaşık üçte birinin uyuşturucu kaynaklı olduğunu ve birçok suçun kökeninde bağımlılık ilişkisi bulunduğunu vurguladı.
Yılmaz, bağımlılık türlerinin çeşitlenmesi ve dijitalleşmenin etkisiyle mücadele gereksiniminin küresel bir boyut kazandığını söyleyerek koruyucu ve önleyici tedbirlerin öncelikli olduğunu ifade etti. Teknoloji, internet ve kumarın yeni risk alanları yarattığını, bu nedenle kurumlararası güçlü koordinasyon ve bütüncül yaklaşımlar gerektiğini ekledi.
Türkiye’de ilk kez oluşturulan sosyal risk haritasının geliştirileceğini belirten Yılmaz, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu’nda alınan kararların yaklaşık yüzde 95’inin hayata geçirildiğini ve eylem planları kapsamında sorumluluk takibinin yapıldığını kaydetti.
2024-2028 dönemi için hazırlanan Tütün Kontrolü, Uyuşturucuyla Mücadele ve Davranışsal Bağımlılıklar strateji belgeleri ve eylem planlarının yol haritası olduğunu aktaran Yılmaz, zorunlu tedavi süreçlerinin etkinleştirilmesi, yenilikçi vatandaş odaklı uygulamalar ve il düzeyinde koordinasyonun önemine dikkat çekti.
Koruyucu hizmetler, tedavi ve rehabilitasyon alanlarında atılan adımlara değinen Yılmaz, sağlık sigortası kapsamındaki düzenlemelerle tedaviye erişimin kolaylaştırıldığını, sigara bırakma hizmetlerinin aile hekimliği ve mobil ekip uygulamalarıyla güçlendirildiğini söyledi. Okul temelli önleme programlarının yaygınlaştırıldığını ve erken müdahale modellerinin uygulandığını belirtti.
Bağımlılıkla mücadelede devlet politikalarının güçlendirilmesi, kamu-sivil iş birliğinin kurumsallaşması ve yerel koordinasyon, sosyal maliyetleri azaltma potansiyeli taşıyor. Cezaevlerindeki bağımlılık odaklı yaklaşımlar suç tekrarını düşürebilir ve toplumsal güvenliği güçlendirebilir. Bunun yanı sıra iş gücü uyum programları ve mesleki eğitimler, tedavi sonrası sosyal entegrasyonu sağlayarak ekonomik üretkenliği artırabilir.
Öte yandan dijital bağımlılık ve yasa dışı bahisle mücadele için uluslararası iş birliğinin kuvvetlendirilmesi, siber düzenleme ve finansal tedbirlerin etkin uygulanmasını gerektiriyor; aksi halde sorun sınır ötesi finansal ve organize suç ağlarıyla beslenmeye devam edebilir.
Yılmaz, yasa dışı bahis ve kumarla mücadele eylem planı kapsamında dijital erişimin engellenmesi, ödeme kuruluşlarının denetlenmesi ve suç gelirlerinin önlenmesine yönelik adımların uygulandığını, bu çabaların uluslararası iş birliğiyle desteklendiğini söyledi.
Tedavi sonrası topluma yeniden kazandırma uygulamalarına değinen Yılmaz, Sağlık Bakanlığı ve İŞKUR iş birliğiyle yürütülen İş Gücü Uyum Programı ve ceza infaz kurumlarındaki pilot uygulamaların yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini belirtti.
Güçlü aile yapısının korunması ve sivil toplumun sahadaki rolüne vurgu yapan Yılmaz, devlet, akademi ve STK’ların ortak çalışmasının önemine dikkat çekti; son üç yılda 72 derneğin projelerine destek verildiğini, Yeşilay başta olmak üzere STK kapasitesinin güçlendirildiğini söyledi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)