Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Yaz sıcaklığı ve yaşam tarzı kalp krizi riskini artırıyor; erken farkındalık ve hızlı müdahale hayat kurtarıyor.
Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nuri Cömert, Türkiye’de dolaşım sistemi hastalıklarının ölümler içindeki payının yaklaşık yüzde 36 olduğunu hatırlatarak, modern yaşamın ve yaz sıcaklıklarının kalp krizleri üzerindeki etkisine dikkat çekti. Cömert, kalp krizinin erken tanınması ve zamanında müdahalenin hayati önemde olduğunu vurguladı.
Dr. Cömert, kalp hastalıklarının her yaşta görülebildiğini; erkeklerde 45 yaş sonrası, kadınlarda ise menopoz döneminde riskin belirgin şekilde arttığını söyledi. Hareketsiz yaşam, kronik stres, sigara, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet ve genetik yatkınlık başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor.
Yaz aylarındaki yüksek sıcaklıkların vücut üzerinde ek yük oluşturduğunu belirten Cömert, artan kalp hızı ve sıvı kaybının özellikle yaşlılar ile hipertansiyon veya önceden kalp hastalığı olanlarda kriz riskini yükseltebileceğini belirtti.
Kalp krizi belirtilerinin göğüste baskı, sıkışma veya yanma hissiyle başladığını söyleyen Cömert, ağrının sol kola, sırta, boyuna veya omuza yayılabileceğini aktardı. Ani nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, kusma, baygınlık hissi ve bazı hastalarda sindirim sistemi yakınmalarının da eşlik edebileceğini ifade etti.
Kalp krizi şüphinde 112 Acil Çağrı Merkezi’nin derhal aranması gerektiğini vurgulayan Cömert, hastanın oturur veya yarı yatar pozisyona getirilmesi, sıkı giysilerinin gevşetilmesi ve yalnız bırakılmaması gerektiğini söyledi. Kalp veya solunum durması durumunda temel yaşam desteği ve otomatik harici defibrilatör (AED) kullanımının önemine dikkat çekti.
Dr. Cömert, düzenli sağlık kontrollerinin şart olduğunu; kolesterol, kan şekeri ve tansiyon değerlerinin bilinmesiyle kişiye özel risk değerlendirmesi yapılabildiğini belirtti. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigaradan uzak durma ve stres yönetiminin kalp krizi riskini azaltmada etkili olduğunu ekledi.
Artan sıcak hava dalgaları ve hareketsiz yaşam biçimi, toplum sağlığı üzerinde çift yönlü baskı oluşturuyor: Bir yandan akut kardiyak olayların sıklığını yükseltirken diğer yandan kronik hastalık yükünü artırıyor. Sağlık sistemleri yaz dönemlerinde acil başvuruların artışına hazırlıklı olmalı; kişisel düzeyde ise sıcak havalarda sıvı alımı, egzersiz zamanlaması ve riskli bireylerin yakın takibi öncelik taşıyor.
Ekonomik ve toplumsal açıdan bakıldığında, artan kardiyovasküler vakalar iş gücü kaybı ve sağlık harcamalarında artış anlamına gelebilir. Bu nedenle koruyucu sağlık politikaları, sıcak hava uyarıları ve risk gruplarına yönelik bilgilendirme kampanyaları daha etkin planlanmalı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)