Van Depreminin Ardından 15 Yıl: Unutmadık, Unutmayacağız

Van Depreminin Ardından 15 Yıl: Unutmadık, Unutmayacağız
Yayınlama: 23.10.2026
A+
A-

Gökhan Turhan yazdı…

23 Ekim 2011…

Türkiye’nin hafızasına acı, gözyaşı ve çaresizlikle kazınan bir tarih. Van’da meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki deprem, yalnızca binaları yıkmadı; yüzlerce ailenin hayatını altüst etti, binlerce insanın geleceğini değiştirdi.

644 vatandaşımız hayatını kaybetti, 1.966 kişi yaralandı. Binlerce insan evsiz kaldı. En az 2.262 bina ağır hasar gördü. Depremin etkisi Van’la sınırlı kalmadı; sarsıntı Doğu Anadolu’nun geniş bir bölümünde hissedildi.

Aradan yıllar geçti. Ancak kaybedilen canların acısı, geride kalan ailelerin yüreğinde hâlâ ilk günkü ağırlığıyla duruyor.

Deprem öldürmez demek yetmez, tedbir hayat kurtarır

Türkiye, deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke. Topraklarımızın önemli bir bölümü aktif fay hatlarının üzerinde bulunuyor. Bu gerçeği değiştiremeyiz. Ancak depremin afete dönüşmesini önlemek, can kayıplarını azaltmak ve güvenli yaşam alanları oluşturmak bizim elimizde.

Bir deprem meydana geldiğinde yalnızca doğanın gücünü konuşmak yeterli değildir. Binaların dayanıklılığını, yapı denetimini, şehirlerin planlamasını, toplanma alanlarını ve afet hazırlıklarını da sorgulamak zorundayız.

Çünkü deprem bir doğa olayıdır; can kayıplarının boyutunu belirleyen unsurlardan biri de insanın aldığı ya da almadığı önlemlerdir.

Sağlam yapılaşma, bilimsel şehircilik, etkin denetim ve bilinçli toplum, afetlere karşı en güçlü savunmamızdır. Bunlar bir tercih değil, insan hayatına karşı taşıdığımız sorumluluğun gereğidir.

Unutmak, aynı acılara kapı aralamaktır

Van depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı anmak, yalnızca isimlerini ve yaşanan felaketi hatırlamak değildir. Onların ardından verilen sözleri, çıkarılan dersleri ve yerine getirilmesi gereken sorumlulukları da hatırlamaktır.

Her yıl dönümünde aynı acıyı paylaşmak kadar, aynı acıların yeniden yaşanmaması için ne yaptığımızı sorgulamak da önemlidir.

Bir binanın güvenli olması, bir ailenin hayatta kalması demektir. Bir okulun depreme dayanıklı olması, çocuklarımızın geleceğini korumaktır. Bir şehrin afete hazır olması, binlerce insanın yaşamına sahip çıkmaktır.

Afetlere karşı hazırlık, felaket yaşandıktan sonra değil, felaket yaşanmadan önce yapılmalıdır.

Van’da yaşananlar bize bir kez daha gösterdi ki ihmallerin bedelini insanlar canlarıyla ödeyebilir. Bu nedenle afet bilincini yalnızca deprem günlerinde hatırlanan bir konu olmaktan çıkarmalı, hayatın ve kamu yönetiminin ayrılmaz bir parçası hâline getirmeliyiz.

23 Ekim 2011’de Van’da yaşamını yitiren 644 vatandaşımızı rahmetle anıyorum. Yaralananlara geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yakınlarını kaybeden ailelerin acısını yürekten paylaşıyorum.

Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz. Ancak onların hatırasına sahip çıkarak başka hayatların kurtulması için sorumluluk alabiliriz.

Unutmadık, unutmayacağız.

Çünkü hatırlamak, yalnızca geçmişe bakmak değil; geleceği korumak için harekete geçmektir.

İstanbul Üniversitesi & Tarih - Liberal TR Haber & Editör & Yazar
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.