Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
TÜİK’in Şubat 2026 verilerine göre işsizlik %8,5’e yükselirken, dış ticaret açığı 9 milyar doları geçti. Hizmet ÜFE yıllık %33,58 arttı.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Şubat 2026 verileri, Türkiye ekonomisinde dikkat çeken üç kritik başlığı ortaya koydu: işsizlikte artış, hizmet fiyatlarında yüksek yükseliş ve dış ticaret açığında genişleme.
Şubat ayında mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,5 seviyesine çıktı. İşsiz sayısı bir önceki aya göre 133 bin kişi artarak 2 milyon 981 bine ulaştı.
Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı ise 1,4 puan artarak %15,8’e yükseldi. Kadın genç işsizliğinin %21,8’e ulaşması dikkat çekti.
İstihdam edilenlerin sayısı 153 bin kişi artarak 32 milyon 158 bine yükseldi. İstihdam oranı %48,2 olarak kaydedildi.
İşgücüne katılım oranı ise %52,6’ya çıktı. Ancak kadınların işgücüne katılım oranının %35,2 seviyesinde kalması, yapısal sorunların sürdüğünü gösterdi.
Öte yandan atıl işgücü oranı %29,9’a çıkarak geniş tanımlı işsizliğin yüksek seyrini korudu.
Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE), Şubat ayında:
En dikkat çeken artışlar:
Bu veriler, hizmet sektöründe maliyet baskısının sürdüğüne işaret etti.
Şubat ayında:
Dış ticaret açığı ise %15,9 artarak 9 milyar 31 milyon dolara yükseldi.
İhracatın ithalatı karşılama oranı %70’e gerilerken, dış ticaret dengesindeki bozulma dikkat çekti.
Ocak-Şubat döneminde toplam dış ticaret açığı 17,4 milyar dolara ulaştı.
Şubat ayında yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı sadece %3,2 olarak gerçekleşti. Bu oran, Türkiye’nin katma değerli üretimde halen sınırlı bir seviyede olduğunu ortaya koydu.
Şubat 2026 verileri, ekonomide “ılımlı büyüme – yüksek kırılganlık” ikilemini net şekilde yansıtıyor. İstihdam artarken işsizliğin de yükselmesi, işgücüne katılımın hızlandığını ancak yeterli kaliteli iş yaratılmadığını gösteriyor. Hizmet enflasyonunun yüksek seyri, fiyat baskılarının kalıcı olabileceğine işaret ederken; dış ticaret açığındaki genişleme ise kur ve finansman risklerini artırıyor. Özellikle düşük teknoloji ihracat oranı, uzun vadeli rekabet gücü açısından kritik bir zafiyet olmaya devam ediyor.
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)