Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
TÜİK’in 2025 Hanehalkı Bütçe Araştırması sonuçlarına göre hanehalkları bütçelerinin en büyük bölümünü konut ve kira harcamalarına ayırdı. Düşük gelirli hanelerde bu oran yüzde 38,7’ye kadar yükseldi.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2025 yılı Hanehalkı Bütçe Araştırması sonuçlarına göre, Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı harcamalarında en büyük payı yüzde 29,3 ile konut ve kira harcamaları aldı.
Konut ve kirayı yüzde 20,5 ile ulaştırma harcamaları, yüzde 17,3 ile gıda ve alkolsüz içecek harcamaları takip etti. Toplam tüketim harcamalarında en düşük pay ise yüzde 0,8 ile sigorta ve finansal hizmetler, yüzde 1,8 ile eğitim ve yüzde 2,2 ile sağlık harcamalarında görüldü.
Gelir gruplarına göre yapılan değerlendirmede, en düşük gelir grubundaki hanelerin bütçelerinin yüzde 38,7’sini konut ve kira harcamalarına ayırdığı görüldü. Aynı grupta gıda ve alkolsüz içeceklerin payı yüzde 29,2 olurken, ulaştırma harcamalarının payı yüzde 8,6’da kaldı.
En yüksek gelir grubundaki hanelerde ise ulaştırma harcamalarının payı yüzde 25’e yükselirken, konut ve kira harcamalarının payı yüzde 25,7, gıda harcamalarının payı ise yüzde 12,4 olarak kaydedildi.
Araştırma sonuçları, yalnız yaşayan bireylerin bütçelerinde barınma maliyetlerinin çok daha yüksek yer tuttuğunu ortaya koydu.
Tek kişilik haneler tüketim harcamalarının yüzde 41’ini konut ve kiraya ayırırken, gıda harcamalarının payı yüzde 14,3, ulaştırma harcamalarının payı ise yüzde 14,4 oldu.
Altı ve daha fazla kişinin yaşadığı kalabalık hanelerde ise gıda harcamaları yüzde 23,7 ile ilk sırada yer alırken, konut ve kira harcamalarının payı yüzde 24,4 olarak gerçekleşti.
TÜİK verilerine göre hanelerde en fazla israf edilen gıda grubu yüzde 39,7 ile taze meyve ve sebzeler oldu. Bunu yüzde 32,5 ile ekmek ve yüzde 15,1 ile süt ve süt ürünleri takip etti.
TÜİK verileri, Türkiye’de hanehalkı bütçesinin giderek daha büyük bölümünün temel ihtiyaçlara ayrıldığını gösteriyor. Özellikle düşük gelirli kesimde konut ve gıda harcamalarının toplamda yüzde 68’e yaklaşması, tasarruf ve sosyal yaşam için ayrılabilecek payın daraldığına işaret ediyor. Eğitim ve sağlık harcamalarının düşük paya sahip olması ilk bakışta olumlu görünse de, bu durumun hizmetlere erişim zorluğu veya harcamaların ertelenmesiyle ilişkili olup olmadığı ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu