Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Trump, İran’a yönelik sert tutumunu dünya barışını sağlama iddiasıyla savundu; tartışmalar ve uluslararası tepkiler ön planda.
ABD Başkanı Donald Trump, 28 Eylül’de Beyaz Saray’da Time dergisiyle yaptığı röportajda İran savaşı, İsrail ilişkileri, Venezuela ve Suudi Arabistan ile ilişkiler konusunda değerlendirmelerde bulundu. Trump röportajda İran’ın nükleer kapasitesinin ortadan kaldırıldığını, deniz ve hava güçlerinin etkisiz hale getirildiğini iddia etti ve bu adımları dünya barışını tesis etme çabası olarak nitelendirdi.
Trump, İran’a yönelik operasyonların başlangıcında nükleer tesislerin vurulduğunu, enkaz altında kaldığını ve bunun ardından daha ileri giderek yeniden nükleer kapasiteye dönüşü engellemeyi hedeflediğini söyledi. Trump, deniz gücünü hedef aldıklarını ve 159 geminin batırıldığını, hava kuvvetlerinin ve radarların imha edildiğini ifade etti.
Röportajda Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol sevkiyatlarının arttığını belirten Trump, boğazı kontrol altına aldıklarını ve İran’ın boğazı kapatma tehdidinin etkisiz hale getirildiğini savundu. Savaş öncesi ve sonrası sahada alınan tedbirlere vurgu yaptı.
Trump, İran’ı tamamen yok etme yeteneğine sahip olduğunu söyleyerek bunun dünyada barış sağlayacağını iddia etti ve İran ile barışın mümkün olmadığını belirtti. İran’daki iç güvenlik durumu hakkında ise son aylarda 72-75 bin kişinin öldüğü iddiasına değindi ve bunun belgelenmiş olduğunu söyledi.
İran’ın ateşkes teklifini reddetme gerekçesi olarak teklifin yeterince iyi olmadığını belirten Trump, ara seçimler sonrası bombardımanların artırılabileceğini söyledi. Venezuela konusunda Delcy Rodriguez ile ilişkilerine değinen Trump, Venezuela’dan büyük miktarda petrol çıkarıldığını ve ulusal stratejik rezervleri doldurma planından söz etti ancak seçimler için ortamın henüz hassas olduğunu ifade ederek seçimlerin zamanlamasının erken olduğunu söyledi.
Gazze’de bir Barış Kurulu oluşturulması durumunda Hamas’ın silah bırakması için uygun kararlar alacağını söyleyen Trump, ülkesinin savaş ortamında bile ekonomik olarak büyüdüğünü ifade etti.
Netanyahu’nun 7 Ekim 2023 saldırısı öncesi uyarıldığı iddiasına ilk kez duyduğunu belirten Trump, böyle bir durumda Netanyahu’nun muhtemelen insanları alarma geçireceğini ve bunu unutacak biri olmadığını söyledi. İsrail’in kendisini savunmasına yardımcı olmanın önceliği olduğunu kaydetti.
Suudi Arabistan ilişkilerine değinen Trump, Suudi Arabistan için çok şey yaptığını, ülkeyi ve İsrail’i kendisinin koruduğunu ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile iyi ilişkileri olduğunu söyledi.
Donald Trump’ın röportajındaki ifadeler, yönetimin İran’a karşı yürüttüğünü iddia ettiği askeri operasyonların kapsamını ve amaçlarını vurgulamaktadır. Trump’ın nükleer tesislerin hedef alındığı, deniz ve hava güçlerinin etkisiz hale getirildiği ve Hürmüz Boğazı kontrolünün ele geçirildiği yönündeki beyanları, röportajın merkezinde yer aldı. Trump’ın İran’la barış olamayacağı ve İran’ı yok etmenin dünya barışını tesis edeceği yönündeki değerlendirmesi, yönetimin yaklaşımının sertliğini ortaya koyuyor.
Röportaj ayrıca Venezuela, Gazze ve Suudi Arabistan ile yürütülen ilişkiler hakkında verilen kısa değerlendirmelerle geniş bir dış politika tablosu çiziyor. Trump’ın Venezuela’dan petrol temini, Gazze için Barış Kurulu vurgusu ve Suudi Arabistan ile ilişkilerin korunmasına dair beyanları, farklı bölgesel öncelikleri içeriyor.
Kaynak: İHA