Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Trump, 1985’i tekrar oynuyor. Ama bu kez masada Japonya değil, Çin var.
Elon Musk birkaç ay önce bir şey söyledi:
“Yapay zekâ ve robotlar olmazsa, bu ülke yüzde bin iflas eder. Bu borcu başka hiçbir şey çözemez.”
Bir düşün.
Dünyanın en zengin adamı, kendi ülkesinin batmasından korkuyor.
Peki neden?
Çünkü Amerika’nın borcu 39 trilyon dolar. Bu borcun faizi o kadar büyüdü ki, Amerika artık ordusuna harcadığından fazlasını faize veriyor.
Böyle bir borç ödenmez. Ancak ondan kaçarsın.
Amerika’nın kaçış yolu da yeni değil. Bu filmi 40 yıl önce bir kere oynadı.
O zaman karşısında Japonya vardı.
Bu sefer karşısında Çin var.
Tek bir yolla. Doların değerini düşürerek.
Çünkü borç dolar.
Dolar değer kaybettikçe o borç da küçülür. Aynı borç kalır ama artık daha az şey eder.
Trump’ın “güçlü dolar umurumda değil” demesinin sebebi de bu.
Ama doları düşürmenin bir bedeli var.
Her şey pahalanır, halk fakirleşir.
İşte burada tarih devreye giriyor.
Çünkü Amerika bu oyunu bir kere oynadı ve sonunu gördü.
Gel seni 1985’e götüreyim.
O yıllarda dünyanın fabrikası Japonya’ydı.
Arabada, elektronikte, çipte, her şeyde öndeydi.
Hem daha ucuz hem daha kaliteli üretiyordu.
Amerikan şirketleri Japon rakipleriyle baş edemiyordu.
Amerika’nın ihracatı düşüyor, fabrikaları kapanıyordu.
Aynı bugünkü gibi.
Sonra Amerika masaya vurdu.
Eylül 1985, New York, Plaza Oteli.
Amerika Japonya’ya dedi ki:
“Ya paranı değerlendirirsin, ya bütün mallarına ağır vergi koyarım.”
Japonya kabul etti.
Sonrası felaket oldu.
Yen değerlendi.
Japon malları pahalandı.
Dünyadaki üstünlüğü bitti.
İhracatı çöktü.
Japonya ekonomiyi kurtarmak için faizi dibe indirdi, ortalığa bol para saldı.
Ama o para fabrikaya gitmedi.
Gayrimenkule ve borsaya gitti.
Kocaman bir balon şişti.
Sonra patladı.
Japonya bir daha eski günlerine dönemedi.
Kayıp otuz yıl işte o gün başladı.
Şimdi Amerika aynı hamleyi tekrar yapıyor.
Amaç aynı.
Kendi parasını düşürmek, rakibin parasını yükseltmek.
Trump’ın sopası da 1985’teki gibi.
Vergi.
2025’te “Kurtuluş Günü” dediği vergileri koydu.
Amerika’ya giren neredeyse her mala vergi bindirdi.
Mesaj basit:
“Ya gel burada üret, ya cezayı öde.”
Ekibi bile bunu saklamıyor.
Doları düşürecek yeni bir anlaşmaya şimdiden isim bile koydular.
Mar-a-Lago Anlaşması.
Yani kafalarında birebir 1985 var.
Baskı da işe yarıyor.
Geçen gün Toyota, en çok sattığı kamyoneti artık Meksika’da değil Teksas’ta üreteceğini açıkladı.
3,6 milyar dolarlık yatırım.
Sebebi belli.
Meksika’da üretince arabaya yüzde 25 vergi biniyor.
Trump bu habere:
“Çok büyük iş.”
dedi.
Bir tek Toyota da değil.
Stellantis, 13 milyar dolarla tarihinin en büyük Amerika yatırımını duyurdu.
İlaç devleri fabrikalarını birer birer Amerika’ya taşıyor.
Aynı baskı, o zamanlar Japonya’yı dize getirmişti.
Ama bir fark var.
1985’te Amerika bunu sadece ticaret açığı için yaptı.
Bugün ise arkada o dev borç var.
Yani bahis çok daha büyük.
İşte burada Elon’un ikinci sözü giriyor.
Doları düşürmek borcu eritir.
Ama halkı da enflasyonla ezer.
Peki Amerika bu tuzaktan nasıl kurtulacak?
Elon’un cevabı: Robotlar.
Mantık şu:
Robotlar gece gündüz durmadan üretsin.
O zaman piyasada o kadar çok mal olur ki, ne kadar para basarsan bas fiyatlar yükselmez.
Para düşer.
Ama hayat pahalanmaz.
Elon:
“Robotlar olmazsa batarız.”
derken tam bunu diyor.
Robotlar zamanında gelmezse, basılan bütün para halkın sırtına biner.
Gelirse, Amerika tarihte ilk kez borcunu halkı fakirleşmeden eritir.
Bu yüzden Trump, Fed’in başına özellikle Kevin Warsh’ı getirdi.
Warsh eskiden:
“Para basmak enflasyon yapar.”
derdi.
Şimdi ise diyor ki:
“Yapay zekâ her şeyi değiştirdi, artık para bassak da enflasyon gelmez.”
Yani;
Plan tamam gibi.
Ama planın iki büyük açığı var.
İkisi de aynı yerde:
Çin.
1985’te Japonya mecburdu.
Çünkü Amerika onu koruyordu.
“Hayır” diyemezdi.
Çin diyebilir.
Kendi pazarını koz olarak kullanır.
Misilleme yapar.
Geri adım atmaz.
Amerika bu oyunu bu sefer boyun eğmeyen biriyle oynuyor.
Bütün plan robotlara bağlı.
Ama o robotları henüz Amerika yapmıyor.
Bu işte açık ara önde olan başka biri var.
Çin.
Elon bile Çin’i:
“En büyük rakip.”
diye anıyor.
Geçen gün biri şunu yazdı:
“Çin dünyanın insansı robotlarının yüzde 90’ını üretiyor, artık hafife alamayız.”
Elon altına sadece şunu yazdı:
“Şimdilik.”
İşte o kısacık cevapta, Amerika’nın bütün umudu var.
Çin şimdi önde.
Tamam.
Ama Elon diyor ki:
Bugün önde olan, yarın kazanan olmak zorunda değil.
Amerika bu yarışı çevirmek zorunda.
Çeviremezse;
o robotlar hiç gelmez.
Bütün plan çöker.
Kırk yıl önce Amerika bu oyunu oynadı ve kazandı.
Çünkü Japonya “evet” demek zorundaydı.
Bu sefer karşısında “hayır” diyebilen bir Çin var.
Üstelik Amerika’nın kazanmak için muhtaç olduğu robotları da o yapıyor.
Yani Trump aynı filmi tekrar çekiyor.
Ama bu sefer senaryoyu tek başına o yazmıyor.
Elon boşuna:
“Şimdilik.”
demedi.
Bu benim şahsi analizim. Gelişmeleri takip ediyorum, sizi bilgilendireceğim.
Kaynak: Penguin X @ThePenguinBTC