Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bugün size tarihten kısa ama çok derin bir hikâye anlatmak istiyorum.
Devletin en güçlü döneminde Kanuni Sultan Süleyman’ın aklına şöyle bir soru takılır:
“Bir devlet ne zaman çöker?”
Bu soruyu, süt kardeşi ve büyük âlim Yahya Efendi’ye sorar. Gelen cevap sadece bir cümledir:
“Neme lazım be Sultanım!”
Kanuni bu cevaba şaşırır, hatta kırılır. Bunun üzerine Yahya Efendi’nin yanına gider.
Aldığı açıklama aslında yüzyılları aşan bir gerçeği ortaya koyar:
“Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık artarsa… Bunu görenler ‘neme lazım’ der geçerse… Koyunu kurt değil de çoban yerse… Bilenler susar, herkes sadece kendi çıkarını düşünürse… İşte o zaman o devletin sonu gelmiştir.”
Bu söz sadece bir devleti değil, bir toplumu anlatır. Sessizlikle, duyarsızlıkla, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışıyla başlar.
Bugün kendimize sormamız gereken soru şu: Biz bir haksızlık gördüğümüzde ne yapıyoruz?
Eğer görüp de susuyorsak… Duyup duymazdan geliyor, konuşabilecekken susuyorsak; o çöküşün dışında kalamayız.
Adalet, insanın vicdanında yaşar.
“Bana ne” deyip kenara çekilmek değil; “Ben buradayım” diyebilmektir esas olan.
Hak, adalete ancak bir orta yol, bir uzlaşma olarak bağlanabilir. Oysa adalet mutlak olanla ilgilidir.
Ve…
Mutlak olan önünde sonunda gâlip gelecektir.
#AynayaBak
Bugün size tarihten kısa ama çok derin bir hikâye anlatmak istiyorum.
— Sırrı Er (@konusmasanati) May 12, 2026
Devletin en güçlü döneminde Kanuni Sultan Süleyman'ın aklına şöyke bir soru takılır:
"Bir devlet ne zaman çöker?”
Bu soruyu, süt kardeşi ve büyük âlim Yahya Efendi’ye sorar. Gelen cevap sadece bir cümledir:… pic.twitter.com/SlgSrNiHSv