Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tosya’da coğrafi işaretli sarıkılçık çeltiği hasadı sürüyor; yerel üretim ve kaliteyi vurgulayan profesyonel haber.
Kastamonu’nun Tosya ilçesinde coğrafi işaretli sarıkılçık çeltiğinin hasadı devam ediyor. Ilgaz’dan beslenen su kaynaklarıyla 7 bin 500 dekar alanda yetiştirilen sarıkılçık ile yaşar, maratelli ve Osmancık çeşitleri biçerdöverlerle hasat ediliyor ve kurutulduktan sonra pirinç haline getiriliyor.
Tosya Belediye Başkanı Volkan Kavaklıgil hasat çalışmalarına dair yaptığı açıklamada, pirinç dendiğinde Türkiye’de ve Avrupa’nın birçok ülkesinde ilk akla Tosya pirincinin geldiğini ifade etti. Kavaklıgil, ilçede yaklaşık 25 bin dekar alanda tarım yapılabileceğini ancak su sorunu nedeniyle şu anda 7 bin 500 dekarda üretim yapıldığını belirtti.
Kavaklıgil ayrıca Tosya pirincinin Osmanlı mutfağından günümüze ulaştığını, 17. ve 18. yüzyılda padişahların saraylarında kullanılan pirinçlerle ilgili arşiv kayıtları bulunduğunu anlattı. Türkiye’nin ilk çeltik fabrikasının 1926 yılında Tosya’da kurulduğunu hatırlatan Kavaklıgil, Kızlar Yolu Barajı’nın gövde kısmının tamamlandığını ve sulama ağı projesinin sürdüğünü söyledi. Sulama projesinin hızlandırılması halinde çeltik üretiminin 24-25 bin dekara çıkarak bölge ekonomisine katkı sağlayacağını belirtti.
Üreticiler su sıkıntısına vurgu yaptı. Pirinç üreticisi Ali Uzun dönüm başına verimin bu yıl 400 kilogramı geçmeyeceğini düşündüğünü, geçmiş yıllarda dönüm başına 800–900 kilogram alındığını fakat bu yıl soğuk geçen havaların verimi düşürdüğünü söyledi. Osman Yılmaz ise 8 dönüm araziden yaklaşık 4 ton çeltik beklediğini ve geçmiş yıllardaki verimin bu yıl düştüğünü belirtti.
Tosya pirincinin coğrafi işaretli sarıkılçık türü ile birlikte anılması bölgenin tarımsal kimliğini güçlendiriyor. Su kaynakları ve sulama altyapısına yapılan yatırımların hız kazanması halinde mevcut tarım alanlarının genişleyerek üretimin artması ve ekonomiye katkı sağlanması öne çıkan olasılıklar arasında yer alıyor. Diğer yandan üreticilerin belirttiği dönüm başına verim düşüşü, iklim koşullarının ve su temininin tarımsal çıktıyı doğrudan etkilediğini gösteriyor.
Kaynak: İHA