Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
TCMB Başkanı Fatih Karahan, Mart 2026 itibarıyla yıllık enflasyonun %30,9’a gerilediğini açıkladı. Sunumda dezenflasyon süreci ve ekonomik yavaşlama vurgulandı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, “Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm” başlıklı sunumunda, Mart 2026 itibarıyla yıllık enflasyonun %30,9 seviyesine gerilediğini açıkladı.
ABD’nin New York ve Washington şehirlerinde gerçekleştirilen sunumda, dezenflasyon sürecinin tüm alt kalemlerde devam ettiği vurgulandı. Hizmet, gıda, temel mallar ve enerji gruplarında yıllık enflasyonda düşüş eğilimi dikkat çekti.
Sunumda, enflasyonun ana eğiliminde de gerileme yaşandığı belirtilirken, mevsimsellikten arındırılmış verilerin fiyat artış hızında yavaşlamaya işaret ettiği ifade edildi. Özellikle kira ve eğitim kalemlerinde katılığın azalmasının dezenflasyon sürecine katkı sağladığı kaydedildi.
Makroekonomik görünümde ise iç talep ve üretim tarafında yavaşlama sinyalleri öne çıktı. Gayrisafi yurt içi hasıla verilerinde sınırlı büyüme görülürken, kapasite kullanım oranlarının tarihsel ortalamaların altında seyretmesi dikkat çekti.
Talep göstergelerinde de zayıflama gözlemlendi. Beyaz eşya, otomobil satışları ve kartlı harcamalarda ivme kaybı yaşanırken, anket bazlı veriler de ekonomik aktivitedeki yavaşlamayı doğruladı.
Yılın ilk çeyreğinde kredi büyümesinde yavaşlama yaşandığı belirtilirken, makroihtiyati tedbirlerin etkisinin hissedildiği ifade edildi. Öte yandan cari işlemler açığının enerji ve turizm etkisiyle tarihsel ortalamaların altında seyrettiği aktarıldı.
Sunumda ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervlerinin önceki dönemlere kıyasla daha güçlü bir seviyede olduğu vurgulandı. Altın fiyatlarındaki gerilemenin hanehalkı döviz talebini etkilediği belirtilirken, finansal istikrar açısından olumlu sinyaller verildi.
Editörün Notu:
Açıklanan veriler dezenflasyon sürecine işaret etse de, %30,9 seviyesindeki enflasyon hâlâ yüksek bir bantta bulunuyor. Özellikle ekonomik aktivitedeki yavaşlama ve talep daralması, fiyat artışlarının kontrol altına alınmasında etkili olurken büyüme tarafında riskleri artırıyor. Bu tablo, fiyat istikrarı ile ekonomik canlılık arasında hassas bir denge kurulması gerektiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte politika setinin sürdürülebilirliği belirleyici olacak.
Kaynak: TCMB