Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tahvil rallisinin riskten kaçışla güçlenmesi ve getirilerdeki düşüşün piyasa etkilerini, profesyonel bir bakışla özetleyen analiz.
Hisse senetlerindeki satışların riskten kaçışı artırmasıyla yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesi küresel tahvil rallisini tetiklerken, yükselişe ABD Hazine tahvilleri öncülük etti. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi Asya işlemlerinde 10 baz puan düşüşle üç haftanın en düşük seviyesi olan yüzde 5,09’a gerilerken, diğer vadelerde de faizler en az 8 baz puan düştü.
Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda tahvilleri de bu eğilimi takip ederek yükseldi. ITC Markets kıdemli analisti Kit Lowe, piyasanın yeniden güvenli liman dinamiğine döndüğünü belirtti ve rallinin özellikle orta ve uzun vadelerde devam etmesini beklediğini söyledi.
ABD’de hızlanan enflasyon ve yüksek borçlanma ihtiyacı yeni tahvil satışları riskini gündeme getirirken, bazı varlık yöneticileri son satışların ardından tahvillerde değer oluştuğu görüşünde. Pimco ve Morgan Stanley Investment Management bu değerlendirmeyi paylaşan kurumlar arasında yer aldı.
ABD Hazine tahvillerinin getirisini izleyen bir endeks Eylül’deki yüzde 2,2’lik kaybın ardından Ekim’de yaklaşık yüzde 0,7 yükseldi ve kazanımlar korunursa tahviller 2014’ten bu yana en iyi Ekim ayını kaydedecek. JPMorgan Asset Management’tan Kerry Craig ise devlet tahvillerinde çok daha fazla değer oluştuğunu belirterek tahvillerin portföylerin yeniden dengelenmesine yardımcı olabileceğini söyledi.
Hisse senetlerindeki satışların tahvil piyasasına yönelen talebi artırması, kısa vadede riskten kaçış eğiliminin hâkim olduğunu gösteriyor. Orta ve uzun vadeli tahvillerde gözlenen değer oluşumu yatırımcıların portföy dengelemesi arayışını destekleyebilir ve hisse senetlerindeki yoğunlaşma riskine karşı çeşitlendirme imkânı sunabilir. Ancak hızlanan enflasyon ve yüksek borçlanma ihtiyacı ileride tahvil satışlarına yol açabilecek risk unsurları olarak öne çıkıyor.