Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Sumud Filosu davasında müştekilerin işkence ve tecavüz iddiaları, mahkeme sürecinde profesyonel ve tarafsız bir yaklaşımla ele alınıyor.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Sumud Filosu davasının ilk duruşmasında, Gazze’ye insani yardım götüren sivil deniz organizasyonuna İsrail güvenlik unsurlarınca yapılan müdahale sırasında zarar gördüğünü belirten müştekiler ayrıntılı beyanda bulundu.
Müştekiler ifadelerinde eşyalarının çalındığını, ilaç ve bebek maması gibi ihtiyaçların bulunduğu valizlerin yırtılarak atıldığını, başörtülerinin alınarak çöpe atıldığını ve çıplak arama yapıldığını anlattı. Bazı müştekiler uzun süre aç bırakıldıklarını, tuvalete gitmelerine izin verilmediğini ve kelepçelenerek ters bir şekilde bağlandıklarını belirtti.
Gazeteci Ersin Çelik pasaportlarına ayakla basıldığını söyledi. Fikret Ayçin Kantoğlu ellerinin yukarıda olduğu sırada silah doğrultulduğunu, diz çökmeleri istendiğini ve kafasına demirle vurulduğunu ifade etti. Muhammed Huzeyfe Küçükaytekin ise basınçlı suyla saldırıldığını, yemek ve içecek ihtiyaçlarının karşılanmadığını ve hücrelerde zorla hukuki evraklar imzalatılmaya çalışıldığını anlattı.
Kasım Aktağ gemiye el koyma işlemi yapıldığını, 5’erli gruplar halinde ayrıldıklarını, sözlü ve fiziksel şiddet uygulandığını ve bazı kişilere Türkiye kaynaklı olmalarından dolayı farklı muamele yapıldığını söyledi. Bayram Kuş limanda sürüklendiklerini, köpeklerle korkutulduklarını ve Alman uyruklu bir aktivistin tecavüze uğradığını beyan etti. Bağımsız milletvekili Sema Silkin Ün hava almayan bir salona konulduklarını ve psikolojik şiddete uğradıklarını anlattı.
İddianamede, Sumud Filosu olarak anılan sivil deniz organizasyonuna ait gemilere uluslararası sularda seyir halindeyken İsrail güvenlik unsurlarınca silahlı müdahalede bulunulduğu, müdahale sırasında cebir ve şiddet kullanıldığı, sivillerin alıkonulduğu, fiziksel saldırıya uğradığı ve insan onuruyla bağdaşmayan muamelelere maruz bırakıldığı tespitine yer verildi. Soruşturma kapsamında bazı İsrailli bakanlar hakkında yakalama kararı çıkarıldığı belirtildi.
Sumud Filosu davasında müştekilerin mahkemede anlattıkları, soruşturmanın iddianamesinde yer alan tespitlerle birleştirildiğinde olayın uluslararası sularda sivillere yönelik bir müdahale iddiası olarak şekillendiğini gösteriyor. İddianamede yer alan suçlamalar ve haklarında yakalama kararı bulunan kişilerin isimleri davanın kapsamını ve yönünü belirliyor. Müştekilerin ifadelerindeki fiziksel ve psikolojik şiddet iddiaları, iddianamedeki suçlamalarla doğrudan örtüşüyor ve mahkeme sürecinde bu anlatımların kanıtlandırılması davanın seyrini belirleyecek.
Kaynak: İHA