Siyaset Bilimci Prof. Doğu Ergil: “Siyasette Habil ile Kabil Metaforu Ne Anlama Geliyor?”

Siyaset Bilimci Prof. Doğu Ergil: “Siyasette Habil ile Kabil Metaforu Ne Anlama Geliyor?”
Yayınlama: 26.05.2026
A+
A-

The İncil ve Kur’an’da yer alan Habil ile Kabil anlatısı, siyasette çoğunlukla kardeşlikten çatışmaya geçişin, iktidar hırsının ve meşruiyet krizinin metaforu olarak kullanılır.

Hikâyede Habil; emeği, masumiyeti ve ahlâkî meşruiyeti temsil ederken, Kabil ise kıskançlığı, güç arzusunu ve şiddeti simgeler. Bu nedenle siyasal düşüncede “Kabil siyaseti”, rakibini ikna etmek yerine yok etmeye çalışan; iktidarı paylaşılacak bir sorumluluk değil, ele geçirilecek bir mülk gibi gören anlayışın sembolü olarak değerlendirilir.

Bu metafor özellikle modern siyasette, aynı toplumun veya aynı siyasal geleneğin mensuplarının birbirini “düşman” hâline getirmesini anlatan güçlü bir semboldür. Çünkü Habil ile Kabil arasında yabancılık değil, kardeşlik vardır. Dolayısıyla metaforun asıl trajedisi; çatışmanın dışarıdan değil, içeriden doğmasıdır.

İç savaşlar, parti içi tasfiyeler, ideolojik bölünmeler ve siyasal linç kültürü çoğu zaman “kardeşin kardeşi yemesi” şeklinde Habil-Kabil metaforuyla açıklanır.

Siyasal teori açısından bakıldığında ise bu anlatı, medeniyet ile şiddet arasındaki ince çizgiyi de gözler önüne serer. İnsanlık tarihindeki ilk cinayetin; iktidar, üstünlük ve kabul edilme krizinden doğması, siyasetin ahlâktan kopması hâlinde nasıl yıkıcı bir güce dönüşebileceğine dair evrensel bir uyarı niteliği taşır.

Bu nedenle Habil-Kabil metaforu yalnızca bireysel kıskançlığın değil; meşruiyetini kaybeden, rakibini şeytanlaştıran ve farklılığı yaşatmak yerine ortadan kaldırmayı seçen siyasal kültürlerin eleştirisi olarak da okunur.

“Tanıdık geliyor mu?”

Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri, objektif ve ilkeli bir bakış açısıyla okuyucuya ulaştıran dijital haber platformu. Liberal TR Haber Merkezi.
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.