Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Sıcak havalarda kalp hastalarının dikkat etmesi gereken önlemler, riskler ve yaşam tarzı önerileri profesyonel ve anlaşılır biçimde açıklandı.
Medicana International Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Yanık, yaz aylarındaki artan sıcaklıkların vücutta sıvı ve mineral kaybına yol açarak kalbin iş yükünü yükselttiğini ve özellikle kalp, hipertansiyon ve kalp yetmezliği hastalarının sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini açıkladı.
Dr. Yanık, sıcaklığın terlemeyle birlikte vücutta sıvı, elektrolit ve mineral kaybına neden olduğunu, bunun yanı sıra damar genişlemesi (vazodilatasyon) sonucu tansiyon düşüklüğü gelişebileceğini belirtti. Tansiyon düşüklüğünü dengelemek için kalp hızının arttığını, bunun da kalbe ekstra yük bindirdiğini söyledi.
Uzman, sağlıklı kişilerde bu mekanizmaların genellikle sorun yaratmadığını fakat kalp hastalarında tansiyon dalgalanmaları, çarpıntı artışı, nefes darlığında kötüleşme ve göğüs ağrısında yükselme gibi problemlere yol açabileceğini vurguladı.
Habere göre yaz aylarındaki yüksek sıcaklıklar kalp hastalarında sıvı-elektrolit kaybı ve damar genişlemesi gibi fizyolojik değişikliklere neden oluyor. Bu etkiler hipertansiyon, ritim bozukluğu, kalp yetmezliği ve koroner arter hastalığı olan kişilerde semptom artışına yol açabiliyor. Dr. Yanık’ın açıklamaları, risk gruplarının yaz döneminde dikkat etmesi gereken temel sağlık önlemlerini somut olarak ortaya koyuyor.
Dr. Yanık, çoklu ilaç kullanan hipertansiyon hastaları, ritim bozukluğu nedeniyle ilaç veya işlem görmüş hastalar, idrar söktürücü kullanan kalp yetmezliği hastaları ile stent veya bypass geçirmiş kişilerin sıcak havalarda daha yüksek risk altında olduğunu belirtti.
Uzman ayrıca bu gruplarda sıvı kaybının tansiyon düşüklüğüne, nefes darlığı artışına ve kalp yetmezliğinin kötüleşmesine neden olabileceğini; koroner arter hastalarında göğüs ağrısı şikayetlerinin artış gösterebileceğini ifade etti.
Öneriler arasında güneşin yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkmamak, gerekiyorsa serin ortamlarda bulunmak, açık renkli ve bol kıyafetler tercih etmek, günlük su ihtiyacını karşılamak yer aldı. Dr. Yanık, özellikle yaşlı hastaların susama hissinin azaldığını belirterek günlük en az 2,5 litre sıvı tüketilmesini önerdi.
Bunun yanı sıra ağır yemeklerden kaçınılması, sebze ve meyve ağırlıklı beslenme, ağır efor gerektiren işlerden uzak durma ve egzersizlerin sabah erken veya akşam serinliğinde yapılmasının daha sağlıklı olacağına dikkat çekildi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)