Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Şenol Güneş, Milli Takımda Türk teknik direktörlerin önemini ve yerli üretimin gerekliliğini profesyonel bir bakışla anlatıyor.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY iş birliğinde düzenlenen 3. TÜRKSOY Gençlik Forumu Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Programa Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Kırgızistan'ın Ankara Büyükelçisi Ruslan Kazakbaev, TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf ve öğrenciler katıldı.
Forum kapsamındaki konuşmasında A Milli Futbol Takımı ve Trabzonspor'un eski teknik direktörü Şenol Güneş futbol kariyerinden ve meslek hayatından kesitler paylaştı. Güneş, çocukluk yıllarından itibaren 15 yaşında ailesinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldığını, zorlukların kendisinde liderlik özelliklerini geliştirdiğini ve pes etmeme alışkanlığı kazandırdığını anlattı.
Güneş, Vincenzo Montella'nın görevi sonrası milli takımda yabancı teknik direktör olma ihtimaline dair değerlendirmelerde bulunarak Türkiye'nin kendi antrenörünü yetiştirmesi gerektiğini vurguladı. Antrenör ve oyuncu konusunda üretim ve kullanma ilkesine dikkat çekti ve milli takımlarda Türk teknik direktör tercih edilmesi gerektiğini belirtti.
2002 FIFA Dünya Kupası'nda elde edilen üçüncülüğe de değinen Güneş, bu başarının sadece sportif değil ülkenin tanıtımı ve itibarı açısından da önem taşıdığını söyledi. Takımın dönüşünde yaşadığı bir anıyı paylaşan Güneş, malzemecinin madalyası olmadığı için kendi madalyasını ona verdiğini anlattı ve paylaşmanın önemine vurgu yaptı.
Programda videolu mesajlar da gösterildi ve Güneş, TFF 3. Lig ekiplerinden Bitlis Spor 1916'nın teknik direktörlüğünü yapan Bahaddin Güneş'in kardeşi olduğuna değinerek Türkiye'de zaman zaman hocaların başarılı olsa bile görevlerine son verildiğini ifade etti. Bu durumu eleştirir şekilde "işini iyi yaparsan kovarlar" sözünü kullandı.
Şenol Güneş'in gençlerle buluşmasında öne çıkan vurgu, futbolda yerli teknik kadroların önemine dair net bir çağrı olmuştur. Güneş'in hem kişisel deneyimlerini paylaşması hem de 2002 Dünya Kupası'ndaki başarıyı hatırlatması, milli takımların sadece saha başarısıyla değil itibar ve tanıtım boyutuyla da değerlendirildiğini gösterir. Malzemeciye verilen madalya anısı paylaşım ve takım ruhunun önemini pekiştirirken Güneş'in yerli antrenör yetiştirilmesi talebi, futbol politikaları ve altyapı yatırımları gibi konulara dolaylı bir vurgu yapmaktadır.
Kaynak: İHA